Anasayfa
  • Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Medya
  • Teknoloji
  • Kültür-Sanat
  • Sağlık Yaşam Eğitim
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Emin Şirin
  3. İş Bankası gerçekleri ve kayyum meselesi
Yayınlanma: 18 Mayıs 2020 - 02:02
Güncelleme: 18 Mayıs 2020 - 03:05

İş Bankası gerçekleri ve kayyum meselesi

18 Mayıs 2020 - 02:02
Güncelleme: 18 Mayıs 2020 - 03:05
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İş Bankası gerçekleri ve kayyum meselesi
Emin Şirin
[email protected]
Haftanın Yorumu

İş Bankası hisselerinin devri meselesi almış başını gidiyor.

Bu işin hem AK Parti hem CHP olarak iki ayağı var.

Miras hukukunu da dikkate alarak bir siyasi partinin bir banka hissedarı olmasını doğru bulmuyorum. Bu konu, CHP’liler ve bizim gibi Atatürk’ü sevenler tarafından tenkit konusu yapılıyor ama CHP, Atatürk’ün mirasını korumak üzere kuracağı bir vakfa, zamanında bu hisseleri devretseydi, bu kavgaların hiçbiri yaşanmayacaktı.

AK Parti’nin iktidara gelmesinden bu yana 18 sene geçtikten sonra, bunu güya şimdi akıl ediyor olmasının iyi niyetle bağdaşır hiçbir yanı yok. İş Bankası’nın %28 hissesini ya varlık fonuna ya da başka bir yere devredecekler. Oradaki 3 tane yönetim kurulu üyesini kendileri atayacaklar. Bununla da siyasi menfaat sağlayacaklar.

CHP bu hisseleri Atatürk’ün mirasını koruma mânâsında olacak bir vakfa devretseydi, bu problemler zaten çıkmazdı. Bunu yapmakta çok geç kaldılar. AKP’nin iktidardaki 18’inci senesinde akıl ediyor gibi görünmesinin nedenleri de ülkemizin ekonomik şartlarını da göz önüne alınca kesinlikle hayra alamet değil.

CHP İş Bankası hisselerinden maddi olarak bir menfaati olmadığını söylerken kesinlikle doğru söylüyor.
Ama İş Bankası yönetim kurulunun 3 üyesi CHP tarafından atanıyor. Dolaylı olarak bir nüfuz ticaretine de alet olmuş oluyor.

Atanan bu kişiler CHP’yi koruyabilecek, CHP’nin menfaatlerini gözetecek veya iş dünyası üzerinde tesirlerini artıracak şekilde de oylarını kullanabilirler ve geçmişte de kullandılar. Bunun örneğini gördük. Maddi menfaati olmadığına göre, neden bir vakfa devretmedikleri sorusunun cevabı çok açık. Etkili bir siyasi nüfuz...

Meclis'in işlevsizleştirilmesinin itirafı...
Mustafa Şentop; "Meclis'in açılması için acil bir durum yok.” beyanıyla, bugünkü alenî durumun resmî şeklini ifade etmiş ve Meclis'in itibarını, kendisinin hiç önemsemediğini bir kez daha ortaya koymuş oldu.
Zîra kendisinin de oy verdiği anayasa değişikliğiyle Meclis'in yetkisi tamamen yok olmuş vaziyette. Kendisi de sembolik bir başkan olarak orada ve artık kendi durumunun da böyle bilinmesinden hiç gocunmuyor. Toplumun da bunu âdeta kanıksamasını arzu ediyor.

Hâlbuki bugünkü durumda, Meclis'in Koronavirüsün etkilerini araştıracak şekilde çalışması önemliydi. 2019 Aralık ayında yapılan bütçenin, geçerliliğini kaybettiği bugün apaçık ortada.

Meclis'in çok süratli şekilde toplanıp önümüzdeki 6 ayın bütçesine yönelik çalışma yapıp, tedbir alması gerekiyordu. Bunları yapmıyorlar.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin tek parti rejiminde, Meclis'in sembolik hâle geldiğini de TBMM’nin başkanı olarak Mustafa Şentop’un ağzından teyit etmiş olduk.

HDP ne istiyor?..
Bir senedir HDP’li belediyelere kayyum  atanıyor. Kayyum ataması idari bir tasarruf, bu idari tasarruf arkasından adalete intikal ediyor. Adalet mekanizması içindeki süreçte, bunlar ne suç işliyor öğrenebilmiş değiliz. İşin, adaletin işleyişindeki bu cevapsızlık hâlinden de rahatsız oluyorum.

Ben 20 yıldır bazı soruların cevabını kimseden alamadım. HDP ne istiyor? Çözüm süreci dedikleri nedir? Milletvekilliği dönemimde ve birçok platformda o zamanki parti mensupları, kanaat önderlerine de sordum. Bir ilkokul çocuğunun anlayacağı şekilde somut olarak istediklerinizin listesini yapın!

Ne istiyorsunuz? Çözüm süreci, açılım süreci gibi muğlak lafların ardına sığınmayın. Zîra bir müzakere zemini olacaksa karşılıklı; Türkiye’nin sosyal yapısı, toplum yapısı, siyasi yapısı, idari yapısı dikkate alınarak neyin kabul edilip edilemeyeceğinin, 83 milyon tarafından müzakere edilebilmesi için, sizin ne istediğinizin açıkça bilinmesi lâzım.

Bunu yapmıyorlar. Bunu yapmadıkları gibi bu muğlaklıktan ve etnik siyaset yapmaktan menfaat devşirmeye çalışıyorlar. Bunu çok yanlış buluyorum. Ayrıca en önemli konu PKK. PKK’nın terör örgütü olduğunu beyan edemiyorlar ve PKK ile de ilişkiyi kesemiyorlar.

Dendiğine göre; HDP’nin içinde Kandil’e bağlı bir grup olmakla beraber bir grup da daha bağımsız, bir sol parti gibi hareket etme arzusu içinde. O zaman o arkadaşlar da bizim bu sorumuza cevap versinler, istediğiniz nedir?

Siz ne istiyorsunuz?

Neden isteğiniz ne ise açıkça söylemiyorsunuz?

Eşit vatandaşlık nedir? Kim, kimle, neyin eşitliği, bugünkü vatandaşlıktan eksikliği ne? Veya deyin ki biz anayasada Türk milleti değil; burasının Kürt halkı ve Türk halkı olmak üzere, iki halklı olmasını istiyoruz ya da artık neyi istiyorsanız, bunu açık açık söyleyin! Somutlaştırın...

Eşit vatandaşlıktan ne anlıyorsunuz? Şunu görüyorum. Bu muğlaklıktan HDP’li yöneticiler menfaat devşiriyorlar ve bu problemin devamını isteyen dış güçlerin de ekmeğine yağ sürüyorlar.

Bu kadar açıklıkla bunu ortaya koydukları zaman, aldıkları bu oyu ‘halktan’ alıp alamayacaklarını da görmek istiyorum. Demokratik yoldan gitmeliyiz derken ne istiyorsunuz?

Özerklik mi, bağımsızlık mı, uzlaşı mı?

Bunları özellikle muğlak bırakarak neye, kime hizmet ediyorsunuz?

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • 6'lı masa strateji değiştirmeli - 10 Haziran 2022
  • Muhalefet 'Erdoğan'ın kaçışı' üzerine strateji kurmamalı - 30 Mayıs 2022
  • Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığında 6'lı masanın onayı var - 25 Mayıs 2022
  • Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözleri yenilir yutulur gibi değil - 18 Mayıs 2022
  • Zafer Partisi'nin baraj sorunu kalmadı - 08 Mayıs 2022
  • Kemal Kılıçdaroğlu açıklamasıyla "Aday benim" dedi - 27 Nisan 2022
  • Millet İttifakı ortaya proje koymalı - 13 Nisan 2022
  • Tahmin ettiğim gelişmeler olursa seçim sonuçları şimdiden bellidir! - 02 Nisan 2022
  • DEVA ve Gelecek partileri AK Parti'ye değil Erdoğan'a muhalefet ediyor - 24 Mart 2022
  • Putin'in hamleleri Hitler'i andırıyor - 24 Şubat 2022
  • 6 partinin bir araya geldiği muhalefet masasının mesajları - 15 Şubat 2022
  • Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan yorumu hukuk dışı - 06 Şubat 2022
  • Kılıçdaroğlu'na "Hain" diyen çocuk, içine sokulduğumuz girdabın son halkasıdır - 30 Ocak 2022
  • Seçimlere yakın Öcalan hamlesine şaşırmayın! - 25 Ocak 2022
  • Erdoğan'dan Öcalan hamlesi gelirse Bahçeli itiraz etmeyecek - 17 Ocak 2022
  • Suriyelilerle ilgili söylentiler var - 10 Ocak 2022
  • Ekonominin düzelme ihtimali var mı? - 03 Ocak 2022
  • Erdoğan, Ekonomi Nobel'i alabilir! - 25 Aralık 2021
  • Aylık yüzde 10 enflasyona hazır olmalıyız - 26 Kasım 2021
  • Dolardaki karanlığın sonuçlarını henüz yaşamadık - 15 Kasım 2021
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
Köşe Yazarları
Lucescu da göçtü bu dünyadan...
Batuhan Çolak
Lucescu da göçtü bu dünyadan...
Emre Yükselen
Emre Yükselen
Osmanlı'nın Bizanslı Şehzadesi: Şehzade Halil
Şeyh Said isyanında Ermeni Agop'un işi ne!
Ümit Doğan
Şeyh Said isyanında Ermeni Agop'un işi ne!
Çok Okunan Haberler
Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatıldı
Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatıldı
Fransa'da Kante depremi
Fransa'da Kante depremi
İmar yönetmeliği değişti: Asansör, bodrum kat ve ofislere yeni kurallar
İmar yönetmeliği değişti: Asansör, bodrum kat ve ofislere yeni kurallar
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Medya
Teknoloji
Kültür-Sanat
Sağlık
Yaşam
Eğitim
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Nöbetci Eczaneler
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Medya
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.