Anasayfa
  • Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Medya
  • Teknoloji
  • Kültür-Sanat
  • Sağlık Yaşam Eğitim
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Gülcan Havva Eraslan
  3. Yine Bir Bahar...
Yayınlanma: 05 Mayıs 2020 - 17:19

Yine Bir Bahar...

05 Mayıs 2020 - 17:19
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yine Bir Bahar...
Gülcan Havva Eraslan
[email protected]

Türkiye çok uzun zamandır baharın coşkusunu tam olarak yaşayamıyor.

Mart ayı geldi mi Türkiye diken üstünde olur, Nevruz olaysız kutlanıp geçsin diye dua edilirdi.

Önce Nevruz Bayramı, bölücü odakların terör faaliyetleri için tahakküm altına alınmaya çalışıldı. Uzun bir süre bu özel gün üzerinden kargaşa çıkartmanın yolları arandı.

Neyse ki Türk Milletinin feraseti bölücülere karşı galip geldi, Nevruz coşkuyla kutlanır oldu.

1984 yılından beri çoğunlukla ivme kazanan, nadiren de düşüş gösteren kanlı terör saldırılarının zamanı oldu bahar. Gün geldi 40 bine yakın vatandaşımızın katledilmesinden sorumlu, suçu hukuken ispatlı terörist başının Diyarbakır Meydanı’nda okunan mektubuyla, teröristlere “yeni harekât emrinin” işaret fişeğinin atıldığı zaman oldu.

Yine bahar aylarındayız, yine birer ikişer en vatansever oğullarımız sıralı katar gibi dizilip yatıyor musalla taşına. Tam da böyle bir ortamda üzerinde çokça durulması istenmeyen iki gelişme oldu.

27 Nisan tarihinde terörist başının yirmi bir yıl sonra, ailesiyle telefonla görüşmesine izin verildiği haberi ortalığa yayıldı. Öcalan’ın avukatları tarafından kamuoyuna servis edilen bu görüşmenin salgın nedeniyle yapılan düzenleme aracılığıyla, görüntülü şekilde mi gerçekleştirildiği hakkında ise detay yoktu. Görüşme 22 dakika kadar sürdü. Bu yasada belirtilen sürenin iki katıydı.

En son TRT ekranlarından mektubunun okunmasına ihtiyaç duyulan Öcalan’ın bu görüşmesine, bayram değil seyran değil ama yine bir ‘bahar’ günü, neden ihtiyaç duyuldu, nasıl izin verildi, ilgililerden bu yönde hiçbir açıklama olmadı.

Aile fertleriyle görüşme hakkı yasanın tutuklu ve hükümlülere tanıdığı bir haktır. Aile bireyleriyle veya avukatı ile görüşme hakkını, örgüte talimat vermek olarak kullanamaz. Kullanıldığında da yeniden yargılanmayı bunlarla ilgili cezalar almayı gerektirir. Yıllardır kendisine tahsisli özel adadan örgütü fiilî olarak idare etmeye devam edebildiğine göre, farklı bir ‘bahar’ bölücü başı için hep mevcut.

Öte yandan Tunceli’de sorumluluk sahasını teröristlerden temizleyen Jandarma Özel Harekât mensuplarımız, teröristlerden arındırdıkları bölgeye taşlardan şanlı Türk bayrağımızı simgeleyen bir ay yıldız çizdiler. Altına da Türk ulus devletini, ulus devlet yapan o vecizeyi yazdılar:

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!..

Bir kıyamet koptu sanki. En hafif eleştiri “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” yazmak faşistliktir, ırkçılıktır şeklindeydi. Herhangi bir cümlede yalın ya da ek almış hâlinde mânâsına bakmaksızın eline klavyeyi alan, isim kökü Türk olan sözcüğü gördüğü anda faşizmi ve ırkçılığı Türklükle eşitleyiveriyor. Bunu da hümanizm, demokrasi ve insan hakları için yaptığını söyledi mi en muteber isimlerden biri oluyor.

İnanmıyor musunuz? 3 Mayıs Türkçüler Günü’nde Deustche Welle’nin ifade özgürlüğü ödülünü alan ‘insan hakları aktivisti, hümanist, Journalist’in söylemleri nezdinde harici ve dâhili aydınlarımızın(!) Türk ve ırkçılık sözlerini nerede, ne şekilde kullandıklarına bakmanız yeterli.

Irkçılık; insan ırklarının birbirlerine üstünlüğünü temel alan, kendi kanını taşıyan, aynı dili konuşan, ve aynı soydan gelenlerin başka soylardan gelenleri aşağılaması ve yok etmeye çalışması olarak tanımlanır.

Türk ve ırkçılık sözünü aynı kefeye koyanlar, ağızlarını açtıklarında etnisitelerini vurgulamaktan, etnisiteye göre ayrıştırmaktan  geri durmazlar fakat bunun adı da ırkçılık değil, kavmiyetçiliktir.

Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı Türk’üm derse, bunu da alt kimlik olarak kavmiyetçilik olarak da kullansa, üst kimlik olarak ulus temelli de kullansa, onun adı hemen ırkçılık oluyor.

Türklüğün tanımlarıyla sorunu olanların, bu kadar açık izaha rağmen Türklüğü, ırk olarak ifade edenlerin niyeti elbette bellidir.

36 etnisite sayarken ırkçı olunmayan durum, sıra Türk’üm demeye gelince ırkçılıkla tanımlanıyorsa eğer, orada ‘Hâddinizi bilin!’ demek, Türk’ün yurdunda Türk vatandaşlarının boynunun borcudur.

Harlanan ateşin alazı sönmeye yüz tutunca, birileri ateşe odun atmaktan geri durmak istemiyor.

Yine bir ‘bahar’ günü. Bir  ‘Bahar’ ama ne baharı olduğu belli değil.

Yine meçhûl limanlara yol alma sevdaları nüksetti. Ama bilinmelidir ki o ‘bahar’a giden yolda, Türkiye’nin dağından taşından ay yıldız da, “Ne Mutlu Türk’üm diyene!” de silinmez.

Silmek isteyenlere zaman, şefkat tokadı ile, sildirdiğinden daha güçlüsünü silenlere kendi elleriyle yazdırır.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • İcat ettiğiniz dinde niye devleti soymak günah değil? - 04 Ekim 2022
  • Türklük üzerine yürütülen organize çalışmayı açıklıyorum - 25 Şubat 2022
  • Suriyeli bir kadının ortalama çocuk sayısı 5.7 - 08 Ocak 2022
  • Ümmetin çocuklarına sahip çıkacağız derken Türk çocukları nasıl heba edildi! - 14 Aralık 2021
  • Kakofoni deryasında savrulan Türkiye - 01 Kasım 2021
  • Türkiye'den kaçmak isteyen göçmenleri zorla tutmak insanlık suçu! - 18 Ekim 2021
  • Bizi 'Türk Milleti' yapan bağlar sürekli hızarlanıyor! - 10 Ekim 2021
  • Kilis'ten sonra Gaziantep de elden gidiyor! - 28 Eylül 2021
  • İl il çarpıcı değerlendirmeler: Türkler nasıl azınlık haline geliyor! - 31 Ağustos 2021
  • Galiba Suriyeli ev sahibi Türkler sığınmacı - 14 Ağustos 2021
  • Göç siyaseti, siyaseti göç ettirmek üzere - 30 Temmuz 2021
  • Göç hareketlerinin Türkiye'ye yönlendirilmesi arkasındaki korkunç plan! - 15 Temmuz 2021
  • Depremin Merkez Üssü Elmalı - 02 Temmuz 2021
  • Eski Türkiye'de hukuk sistemi, kör-topal, ağır-aksak olsa da işliyor, vatandaşa güven veriyordu! - 24 Haziran 2021
  • Biden'dan Türk Kırımı! - 28 Nisan 2021
  • Gece yarısı demokrasisinde şeyhlerin, cami imamlarının adını ezberler olduk! - 28 Mart 2021
  • Üniversitelerin nasıl terörist yuvası yapıldığını unuttuk mu sanıyorsunuz? - 11 Mart 2021
  • Suriyelilerin Türkiye'ye maliyeti 71 milyar dolar! - 27 Şubat 2021
  • Bir avuç seçilmişin elinde oyuncak olan Türkiye! - 13 Şubat 2021
  • Aklını huriler ve kadın bedeni ile bozmuş dindatörler dönemi! - 06 Şubat 2021
  • 1
  • 2
  • 3
Köşe Yazarları
Lucescu da göçtü bu dünyadan...
Batuhan Çolak
Lucescu da göçtü bu dünyadan...
Emre Yükselen
Emre Yükselen
Osmanlı'nın Bizanslı Şehzadesi: Şehzade Halil
Şeyh Said isyanında Ermeni Agop'un işi ne!
Ümit Doğan
Şeyh Said isyanında Ermeni Agop'un işi ne!
Çok Okunan Haberler
NATO liderlerine Beştepe'de Türk mutfağı ziyafeti: İşte menü..
NATO liderlerine Beştepe'de Türk mutfağı ziyafeti: İşte menü..
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, cezaevi günlerini anlattı
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, cezaevi günlerini anlattı
CHP'de 7 il başkanı daha görevden alındı
CHP'de 7 il başkanı daha görevden alındı
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Medya
Teknoloji
Kültür-Sanat
Sağlık
Yaşam
Eğitim
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Nöbetci Eczaneler
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Medya
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.