Kıbrıs Barış Harekatı’nda Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Kemal Kayacan’ı biliyor musunuz?
29 Temmuz 1992 akşamı, evinde çocukları ve torunlarının gözü önünde katledildiğini hatırlar mısınız?
34 yıl önce bugün; 29 Temmuz 1992 akşamı, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı ve emekli Oramiral Kemal Kayacan, İstanbul’un Kadıköy ilçesi Göztepe semtindeki evinde uğradığı silahlı saldırıda şehit oldu.
77 yaşındaki Kayacan, kapısının zili çalınınca dairesinin kapısını açtı. Kapıda bekleyen ikisi erkek, biri kadın üç saldırgan, Kayacan’a yakın mesafeden ateş açtı. Başına ve göğsüne isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Kayacan, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
KORUMASI EVDE YOKTU
Suikast sırasında Kayacan’ın koruma görevini yapan asker, yaklaşık bir saat önce yemek yemek için izin alarak evden ayrılmıştı. Saldırganlar, korumanın bulunmadığı sırada apartmana girerek zili çaldı.
Olay, dönemin güvenlik zafiyetleriyle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi. İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, saldırının ardından yaptığı açıklamada olayı “tedbirsizlik” olarak değerlendirdi.
SUİKASTTAN DAKİKALAR ÖNCE GELEN TELEFON
Soruşturma sırasında dikkat çeken ayrıntılardan biri de, saldırıdan kısa süre önce Kayacan’ın evine gelen telefon oldu. Gazete arşivlerine göre telefondaki kişi, “Karacan siz misiniz?” diye sordu.
Kemal Kayacan ise, “Karacan değil, ben Kemal Kayacan.” yanıtını verdi. Bu telefon görüşmesi, saldırganların hedef kişiyi doğrulamak amacıyla yapılmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
DEV-SOL SALDIRIYI ÜSTLENDİ
Suikasttan yaklaşık bir saat sonra bir gazeteyi arayan kişi, saldırıyı Dev-Sol Silahlı Devrim Birlikleri adına üstlendi. Telefon görüşmesinde, “Son günlerde artan işkence ve baskılardan dolayı Oramiral Kayacan’ı cezalandırdık.” denildi.
1990-1992 arasında Dev-Sol, Hulusi Sayın, Memduh Ünlütürk, İsmail Selen, Adnan Ersöz ve Kemal Kayacan gibi emekli üst düzey komutanlara yönelik peş peşe suikastlar düzenledi.
Yıllar sonra görülen Dev-Sol davasında mahkeme, örgüt mensuplarını Kemal Kayacan suikastının da aralarında bulunduğu çok sayıda silahlı eylemden sorumlu tuttu. Tetiği çeken örgüt mensuplarının isimleri hiçbir zaman öğrenilemedi.
KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANIYDI
1915 yılında Sinop’ta doğan Kemal Kayacan, 1972-1974 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürüttü. 20 Temmuz 1974’te başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptı. Emekliliğinin ardından 1977 seçimlerinde CHP’den milletvekili seçildi.
KORUMA İSTEMEZ, MİSAFİRLERİNE ÇAYI KENDİSİ İKRAM EDERDİ
Astları tarafından “asker babası” olarak anılıyordu. Sert disiplin anlayışını insani yaklaşımıyla dengeleyen bir komutan olduğu, görev yaptığı birliklerde personeliyle yakından ilgilendiği anlatılıyor. Oldukça mütevazı bir yaşam sürüyordu.
Emekli olduktan sonra Göztepe’deki evinde sade bir hayat yaşamayı tercih etti. Yakınlarının aktardığına göre misafirlerine çay ve kahveyi çoğu zaman kendisi ikram ederdi. Koruma istemiyordu. Kendisine tahsis edilen korumaların sürekli kapısında beklemesinden rahatsız oluyor, “Ben evde otururken aşağıda sıcakta, soğukta benim için birinin eziyet çekmesini istemem.” diyerek koruma uygulamasına sıcak bakmıyordu. Suikast günü de koruması kısa süreliğine yemek molasına çıkmıştı.
TORUNLARININ GÖZÜ ÖNÜNDE ŞEHİT DÜŞTÜ
Kızı Fatoş Kayacan Hataylı’nın anlattığına göre çocuklar yaşanan olaya doğrudan tanıklık etti. Aile, suikastın psikolojik etkisini uzun yıllar taşıdı. Kemal Kayacan’ın kabri Edirnekapı Şehitliği’nde bulunuyor.