Gülcan Havva Eraslan

Gülcan Havva Eraslan

[email protected]

Kilis'ten sonra Gaziantep de elden gidiyor!

28 Eylül 2021 - 10:29 - Güncelleme: 28 Eylül 2021 - 13:35

Türkiye’nin beka sorunu hâline gelen Sözde Sığınmacı özde yerleşimci Suriyeliler başta olmak üzere, göç meselesinin yarattığı sorunları sahada incelemeye devam ediyoruz. Hatay’dan sonra bu kez durağımız Kilis ve Gaziantep.

Türkmen şehri olan Kilis de tıpkı Hatay’ın Reyhanlı ilçesi gibi, Suriyelilerin Türk nüfusunu geçtiği bir sınır ilimiz. Kilis’e ağırlıklı olarak Afrin’den gelen Kürt kökenli Suriyeliler ve Halep-Azez hattından gelenler yerleştirilmiş.

Kilis’te yaptığımız saha çalışmasında dile getirilen şikâyetler, yaşanan sorunlar ve hissedilen kaygılar ortaktı. Görüşme yaptığımız kişi ve kurum temsilcilerinin ifadelerine göre, kentin dokusu ve sosyal hayatı tamamen değişmiş bir hâlde. Sokaklarda Türkçe duymak neredeyse imkânsız. Suriyelilerin gettolaştıkları mahalleler var. Parkları, sokakları ve caddeleri Türk vatandaşları ve Suriyeli Sözde Sığınmacılar, sessiz bir uzlaşı var gibi âdeta vardiyalı olarak kullanıyorlar. Akşam 21.00’den sonra Türk vatandaşları, şehrin merkezinden ve sokaklarından hızla çekilmeye başlamış hâlde. Konut sıkıntısı, alt yapı sorunları, sağlık hizmetlerine ulaşım yükü son derece fazlalaşmış. Kentsel dönüşüm ile de şehrin yakın tarihi ve hafızası sıfırlanmaya başlamış.

Ekonomi ve ticaret Suriyelilerin eline geçmeye başlamış. Organize Sanayi Bölgesinde 3 bin 500 Suriyeli çalışan var. Çoğu aldıkları çeşitli nakdi ve ayni yardımlar kesilmesin diye sigortalanmak istemiyor. Kentteki 150 Pazar tezgâhının 125’i Suriyelilerin hâkimiyetine geçmiş durumda. Sebze-meyve, kuaför, inşaat ve telefon sektörü Suriyelilerin elinde. Kayıt dışı çalışmaları, vergiye, yasalara tâbi olmadan iş yeri açmaları haksız rekabet yaratıyor. Ağır vergiler ve maliyetler altında ezilen Türk esnaf ve sanayici bu durum karşısında ekonomik olarak ayakta kalamıyor.

Kilis Kuyumcular Odasının 135 kayıtlı üyesinden 8’i Suriyeli. Türkiye’nin 24 ve 22 ayar gibi belirlenmiş altın standardının dışında 21 ayar altın satışı yapıyorlar. Türklerin çalışma saatleri yasa ile belirlenmiş iken, Suriyeliler Türklerin çalışma saatlerine uymuyor istedikleri vakitte iş yerlerini açıp kapatıyorlar. Yoğun olarak dile getirilen ve bizim de deneyerek teyit etme şansı bulduğumuz kuyumcular ve telefoncular üzerinden bankacılık sisteminin dışına çıkarak Suriye’ye Türkiye’den kayıt dışı para transferi yapılması oldukça yaygın. (2020 yılında Suriye İçişleri Bakanı, Suriye’de yaşayan her 3 Suriyeliden birine Türkiye’den para yollandığını açıklamıştı. )Böylece Türkiye hem gelir kaybına uğratılıyor hem de paranın kime, nereye ne maksatla gönderildiğinin takip edilmesinin önüne geçiliyor.

Esnaflar Odası Başkanına göre Kilis’te 259 Suriyeli dernek var. STK’ler, Belediye, Resmî Kurumlar ve AB , Kilis’te 4,170 proje hayata geçirmiş. Buna karşın çok az sayıda Suriyeli Türkçe öğrenmiş durumda.

Okullar son derece kalabalık, bazı sınıflarda Türk çocukları azınlık konumunda. Kilis’e düşen roket ve havanlar, ideoloji ithali sonrasında tepeden tırnağa gözleri dahi görünmeyen siyah burkavari giyimli insanlar, beyan esas kimlik, halka ciddi bir güvenlik endişesi yaşatıyor.

Gazi şehir Gaziantep
Gaziantep Güneydoğu Anadolu Bölgemizin ekonomik olarak en gelişmiş sanayi kentidir. İstanbul’dan sonra Suriyelilerin en fazla bulunduğu ikinci il. Hâliyle bu da Gaziantep’in dokusunu kökten değiştirmeye başlamış. Gaziantep gezimizdeki hâkim görüş, Suriyelilere sağlanan ekonomik destekler ve ayrıcalıklar onların kalıcı hâle gelmesini sağlıyor.

Ekonomi ve sanayi büyükşehir olması hasebiyle henüz Suriyelilerin eline geçmemiş ama sanayide çalışan işçilerin önemli bir kısmı Suriyeli. Ayakkabı sektörünün %25-30’u Suriyelilerin eline geçmiş vaziyette. Sektörde Suriyelilerin çalışma oranı %70. İşçilik ücretleri %40 oranında düşmüş, bu da Türk vatandaşlarının işsiz kalmasına yol açıyor.

Belediye yardımları da sözde sığınmacılara
Suriyelilerin gıda, beyaz eşya, giyim, barınma, temel gıda gibi ihtiyaçları Gaziantep Büyükşehir Belediyesi (GBB) ve Valilik bütçelerinden karşılanıyor. Sadece 2015 yılında GBB’si Suriyelilere 700 buzdolabı, 700 çamaşır makinesi, 700 televizyon ve 700 fırın vermiş. AB ile imzalanan ve Suriyeliler için Türkiye’ye 6,5 milyar Euro ödenmesini de içeren 18 Mart 2016 mutabakatına kadar, yaklaşık 12 milyon liradan fazla, Türk milletinin vergilerinden Suriyelilere yardım yapılmış.

Şahinbey ilçesi Belediye Meclis Üyesi Hasan Şencan’ın paylaştığı bilgiye göre 2021 yılında Gaziantep’te üniversite eğitimi hariç eğitim gören Suriyeli çocuk sayısı 55 bin 53. Bu 55 bin 53 Suriyeli çocuğun tamamının yemek, kırtasiye ve servis ücretleri Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanıyor. Ama Gaziantepli Türk vatandaşları, çocuklarının eğitimi için tüm giderlerini kendi karşılamak zorunda kalıyor.

Eski Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıklamasına göre, bu yıl sadece Şehitkâmil ilçesinde 6 bin 500 Suriyeli çocuk ilkokula başladı. Gaziantep’te okullar, salgın koşullarında Suriyeli sığınmacıların getirdiği yük sebebiyle son derece kalabalıklaşmış durumda. Eğitim, Türkçe bilmeyen ve homojen dağılımı olmayan Suriyeli öğrenciler yüzünden son derece sıkıntılı bir hâl almaya başlamış durumda.

Yıpranan Türk ailesi ve çocuk evlilikleri
Sınır illerimizin demografisinin değişmesi  kadın haklarının darbe almasına yol açıyor. Suriyeliler arasında normal olan çok eşlilik denen çok beraberlikli yaşam, Türk aile yapısı ve geleneklerini yıpratıyor. Bu yaşam tarzı hızla kanıksanıyor ve normalleştiriliyor. Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfalı kadınlar, Suriyeliler arasında yaygın olan ikinci, üçüncü eş olma kültüründen son derece olumsuz etkileniyorlar. Bölgede Türk kadınları arasında boşanma, boşanma sonrası kaygı bozuklukları Suriyeliler ile birlikte çokça yaygınlaşmış durumda.

18 yaşından küçük çocuklarla yaşanan evlilik adı verdikleri istismar, bizim yasalarımıza göre suç ama Suriyeliler arasında son derece yaygın. Türk yasalarının yaptırımlarına maruz kalmak istemeyen Suriyeliler, çocuk gebelerin varlığı adliyeye intikal etmesin diye evde doğumu tercih ediyor. Bu da sağlık sorunlarından  kimlik beyanlarının doğruluğuna kadar birçok sorunu beraberinde getiriyor.

Sessiz bir işgal 
Gezilen 7 ilin üçüne yer verebilmiş olsam da sonuç olarak Adana’dan Şanlıurfa’ya kadar ortak ifade edilen sorunlar şu şekilde:
İsrail Filistin’i nasıl işgal ettiyse, Türkiye’de de aynı işgalin sessizce yaşandığına inanılıyor.
Suriyelilerin özellikle WhatsApp üzerinden ânında organize olabildikleri, herhangi bir ayaklanmaya kalkışması ve iç savaş çıkartmaları ihtimalinin çok yüksek olduğundan bölge halkı endişe ediyor.

Türkiye’nin Suriyeliler yüzünden ikinci Kurtuluş Savaşını vermek zorunda kalacağını bunun için de Türk vatandaşlarının birey olarak alabilecekleri ne tedbir varsa almaya çalıştıklarını ifade ediyorlar.

Bir de sordukları bir soru var. Biz Suriyeliler tarafından işgal ediliyoruz. 10 yıl oldu Suriyeliler gelip evlerimize, mahallemize yerleşeli, aşımıza, işimize ortak olalı. İktidar burası Suriyelilerin de memleketi derken muhalefet nerede?
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar