Gürcan Dağdaş

Gürcan Dağdaş


Gaziantep çöplüğündeki o manzarayı unutamıyorum!

22 Eylül 2020 - 09:34

Türkiye’ye sığınan Suriyeli sığınmacılarla ilgili bir belgesel izliyordum. Belgeselin bir bölümünü çevirip çevirip tekrar tekrar izledim ve her izleyişimde, “Allah’ım bizi, memleketimizi muhafaza et, aklımızı başımıza devşir” diye dua ettim... 

Söz konusu belgeselin o bölümünü yazıya dökmek ve bunun üzerinden size meramımı arz etmek istiyorum! 

Gaziantep’te, çöp tepelerinin içinde debelenen 15-20 kişilik Suriyeli bir gurupla, bir gazeteci söyleşi yapıyor... 

Gazeteci, çöpleri karıştıran Suriyeli bir gence soruyor:
Suriye’de ne iş yapardın?” 
Suriyeli genç içini çekerek:
Şam’da, giysi mağazam vardı.” 
Gazeteci: "Neyi yanlış yaptınız da ülkeniz, dolayısıyla siz bu hale düştünüz?” 

Suriyeli genç: "Emperyalizm ve Esat bizi bu hale getirdi dersem eksik söylemiş olurum. Akılsızlığımız bizi bu hale getirdi. Ben Sünni Arab’ım, bizimkiler nüfus olarak Suriye’deki en büyük nüfus, ancak azınlık Aleviler memleketi idare ediyor diye bileniyor, isyan ediyordu. Alevilere düşmanlaştık. Şu karşıdaki arkadaş Alevi Arap’tır, onlarda görünürde memleketi biz idare ediyoruz ama ekonomi bir avuç Hristiyan’ın elinde bu olamaz diye Hristiyanlara düşmanlaştı. Şuradaki arkadaş Kürt’tür. Bizi adam yerine koymadınız diye Alevi Sünni farkı gözetmeksizin Araplara düşmandı. Şu arkadaş Türkmen’dir, niye bizim esamemiz okunmuyor diye Araba, Kürde düşmandı. O çöp çuvalını taşıyan Yezididir ve Müslümanlara içten içe husumet taşıdı. Anlayacağınız biz birimize o kadar düşmanlaştık ki, emperyalistlerin işini kolaylaştırdık ve bir birimizi boğazlamaya başladık. Hal böyle olunca bugünkü sonuç ortaya çıktı. YANİ ANLAYACAĞINIZ SURİYE'DE KENDİ EVİMİZDEKİ SOFRADA BİR ARAYA GELEMEDİK AMA GAZİANTEP ÇÖPLÜĞÜNDE BİR ARAYA GELDİK,  BU HÂL AKILSIZLIĞIMIZIN BİR SONUCUDUR!"
 
Vah ki vah... 

Suriyeli sığınmacının söyledikleri yüreğimi daralttıkça; “ALLAHIM BİZİ, MEMLEKETİMİZİ MUHAFAZA ET, AKLIMIZI BAŞIMIZA DEVŞİR” Diye sık sık dua ettim... 

Emperyalizmin her türlü fitnesine, içimizdeki fitne uzantılarına ve akılsızlıklarımıza rağmen, farklı etnik kökenimize, inanç çizgimize, sosyal statümüze rağmen hale aynı sofrada oturabilmemizden dolayı şükür ettim... 

Şükür ettim etmesine de, yine de kaygılarım keyfimi kaçırdı, belgeselin o sahnesi gözümün önünden bir türlü gitmiyor... 

Kaygılarım dedim ya; 

İktidarın 18 yıldır eksiksiz uyguladığı cepheleştirici, rövanşız, sembolist, ötekiliştirici, mezhepçi dili ve uygulamalarının toplumdaki karşılığına dair tespitlerim! 

Dış bağlantılı etnik maskeli terör örgütünün kırk yılda oluşturduğu tortu! 

Mezhepsel ayrışmanın tarihsel kanlı bilançosu! (Irak-Suriye-Lübnan-Libya-Yemen vs örnekler!) 

Paylaşım adaletsizliğinin ortaya çıkardığı fukaralık umutsuzluk kriminalleşme çeteleşme! 

Neyse lafı uzatmayayım… 

Kaygılıyım. Nokta… 

YORUMLAR

  • 0 Yorum