Doç. Dr. Levent Akçay

Doç. Dr. Levent Akçay

levent.akcay@dunyagoz.com

Sezar ve Salatası

24 Ocak 2021 - 19:29 - Güncelleme: 24 Ocak 2021 - 19:53

‘Sen de mi Brutus ?’ cümlesi ile Sezar’ı bilirsiniz. Tarihçiler Diktatör olduğunu söyler.
Peki siz gerçekleri bilmek ister misiniz?  

Şöyle biraz Hz. İsa’dan önceki zaman dönelim. Bakalım asıl adı Gaius Julius Caesar ile bugüne kadar geçen zamanda, 2000 yıldır insanoğlunda bir değişiklik olmuş mu?

Kayzer; Alman liderlerine verilen ad. Sezar’dan gelir. Onlar Caesar’ı zaman içinde ‘Lider’ anlamında Kayzer olarak kullanmışlardır.

Sezar, Crassus adlı generalin lejyonunda basit bir asker iken generalin gözüne girerek has adamlarından biri olur ve ünlü gladyatör - köle Spartaküs isyanını bastırır. Crassus’un rakibi yine general olan ve lejyonları bulunan Pompeius’dur.

Roma o zamanlar Cumhuriyet ile yönetilmektedir. Başta seçilmiş bir Konsül vardır. Senatörlerden oluşan Forum’da oylama ile kararlar alınmaktadır. Konsül hiçbir konuyu Forum’a danışmadan yürürlüğe sokamaz. Fakat aynı zamanda senatör de olan, Crassus ve Pompeius’un aralarındaki güç kavgası ikisinden birinin konsül seçilmesini engellemektedir.

Sezar iki senatörü buluşturur ve üçlü bir yönetim önerir. Sezar konsül olarak seçilecektir ama Crassus ve Pompeius ne derse onu yapacaktır. Sezar, kızını Pompeius ile evlendirir. Sezar böylece konsül olarak seçilir. Üçlü yönetime Roma’da Triumvir adı verilmektedir. Bir zaman sonra Sezar’ın uygulamaları iki senatörün de canını sıkar ve Sezar’ı görevden alarak vali olarak atayıp Roma’dan uzaklaştırırlar.

Sezar vali iken lejyonlarını toplayarak 60.000 kişilik bir ordu kurar ve Galya üzerine saldırır. O zamanlarda da günümüzdeki gibi başka bir ülkeye saldırıp ele geçirmek ün, mevki ve ganimet sağlamaktadır. Galya günümüz Fransa ve Belçika topraklarıdır ve "barbar" denilen Germen kabilelerinden oluşur. Galya’lılar hem birbiri ile hem de Roma ile savaşmaktadırlar. Sezar bu yazıya sığmayacak askeri dehası ile 180.000 kişilik toplama Galya ordusunu yener.

Bu başarı Crassus ‘un Spartaküs başarısını geride bırakmıştır. Crassus lejyonlarını toplar ve daha iyi bir zafer için 3000 km ötedeki Part’lara saldırır, Harran’da kaybeder ve açgözlülüğü için midesine kadar ağzından altın dökülerek öldürürülür.

Pompeius’da Şebinkarahisar’da Pontus kralı Mithridates’i bozguna uğratmıştır ama yıllardır Roma’yı uğraştıran Sezar’ın Galya zaferi daha büyük bir zaferdir. Bu nedenle senatoyu etkileyerek Sezar’ı ölen Roma askerleri ve yağmalanan Galya toprakları için cezalandırmak amacıyla Roma’ya çağırır.

Sezar, Roma’ya dönse yargılanacak belki de asılacak, Roma’nın çağrısını kabul etmezse Spartaküs gibi isyan başlatmış olacaktır. Kararını verir, lejyonları ile Roma’yı fethedecektir.
Rubicon nehri Roma’nın özgürlüğü için askerlerce aşılmaması gereken bir çizgidir. Sezar lejyonları ile Rubicon nehrini geçer. Bu iş savaş anlamına gelmektedir. Pompeius’un orduları üç kat fazla olmasına rağmen Roma yağmalanmasın diye Pompeius ve senatörler Yunanistan’daki lejyonlarına ulaşmak için yola çıkarlar. Amaçları Yunanistana’a varmak, orduları toplayıp Sezar’ı yok etmektir. Sezar karar değiştirir, Roma yerine senatörler ve ordusunu Yunanistan’a gitmeden yakalamayı hedefler ama Brindisium’ a Pompeius varmış ve gemilerle Yunanistan’a yol almıştır. Sezar ordusundan gemiler yapmasını ister. İki ay içinde Marcus Antonius komutasındaki askerleri gemileri inşa eder ve Sezar Yunanistan’a yelken açar.

Düşünsenize; savaşıyorsun, yürüyerek Galya’dan Brindisium’ a geliyorsun. Gemici değilsin, orada onlarca gemi yapıp askerlerini Yunanistan’a çıkarıyorsun.  Nasıl bir azim, nasıl bir deha o günlerin şartlarında büyük bir olay.

Yunanistan’da Pompeius’un ordusu iki kat olmasına karşın Sezar tecrübeli bir orduya sahiptir ve Farsalus savaşı ile Pompeius’u yener. Pompeius yenilgiden sonra Mısır’a kaçar. Mısır’da kardeşi XIII. Ptolemaios ile ülkeyi yöneten VII. Kleopatra hükümdardır. Fakat XIII. Ptolemaios 12 yaşındadır ve 18 yaşındaki ablası Kleopatra’yı Suriye’ye sürgüne göndermiştir.

İç savaş başlamıştır. XIII. Ptolemaios , Sezar’a yenilen Pompeius’u zayıf askeri güç olarak değerlendirip Sezar’a yaranmak için başını keser. Bu sefer, Sezar Mısır’a gelir ve XIII. Ptolemaios ile görüşür.  XIII. Ptolemaios ablası Kleopatra’nın açtığı iç savaşı kazanmak için Sezar’a güç birliği teklif eder. Oysa Sezar, Roma ve halkını düşünmektedir. Roma’da Cumhuriyet dağılmıştır. Her gün cinayetler işlenmekte ve halk açlık çekmektedir. Teklifi red eder.

XIII. Ptolemaios da kendisini fikrini değiştirinceye kadar hapse atar. 2 yıl hapiste kalan  Sezar yine de fikrinden vazgeçmeyecektir. Kleopatra sarayı basar ve Sezar’ı esaretten kurtarır ardından da tahta oturur. Kleopatra terimi Mısır’da kadın lidere verilen bir isimdir. Sezar ve VII. Kleopatra birbirlerine aşık olurlar. Ama Sezar’ın Roma tutkusu ağır basar ve Mısır’da Kleopatra ile evlenerek hükümdar olma teklifini red ederek Roma’ya gider.

Roma’yı Marcus Antonius’ a bırakmıştır. Ama Marcus bir siyasetçi değildir, askerdir. Halka karşı kötü davranmış ve katliamlar yapmıştır. Sezar’dan güzel bir fırça yer. Senato toplanır. Artık senatoda eski sevgilisi Servilia’nın oğlu Brutus’da vardır. Brutus iç savaşta Pompeius’un tarafını tutmuş, savaşta yenilince kendisine dokunulmamasını isteyen Sezar tarafından affedilmiştir.

Sezar senatoda 10 yıllığına diktatör olarak seçilir.

Şimdi diktatörlük kavramına gelelim. Diktatör Roma’da ülke bir çıkmaza girdiğinde geçici olarak 6 aylığına göreve getirilen yöneticiye denir. Görevi bitince senato gücü devralır.

Bir nevi Kemal Derviş gibi düşünün. Ama Sezar, Roma Cumhuriyeti geleneğini delerek kendisini 10 yıllığına diktatör olarak atar. Bu Roma meclisini zorlamayacaktır. Çünkü ülke parçalanmak üzeredir. Halk açtır ve Sezar gerçekten halkını düşünen bir liderdir.

İşte bu sırada Kleopatra kucağında bir çocuk ile Roma’ya gelir. Çocuğun Sezar’ın oğlu olduğunu söyler. Senato ve Brutus şaşkınlık içindedir. Eğer çocuk gerçekten Sezar’ın oğlu ise Brutus, Sezar’ın yerine geçemeyecektir çünkü üveydir.

Sezar askeri dehası dışında çok yetenekli akıllı ve bilge bir kişidir. Roma takviminin 40 gün eksik olduğunu söyleyerek yeni bir takvim icad eder. Günümüzde biz hala bu takvimi kullanıyoruz. Eksik olan ayı JULY olarak tanımlar.

July, Sezar’ın ön adından türetilmiştir. Halkın açlığını Mısır tahılları ile giderir. Sosyal adalete önem verir. Yolsuzlukları kaldırır. Yolsuzluk yapan senatörleri cezalandırır.
Brutus, üvey evlad konumuna düşünce diktatörlüğü bahane ederek yandaş toplamaya başlar.

İşte tam bu sırada Sezar, Crassus’un alamadığı Part ülkesini feth etmek için lejyonları toplamaya başlar. Artık bardak taşmıştır. Halk ve Roma yeni sağlığına kavuşmuş iken bu maceraya ne gerek vardır?

Senatörleri örgütleyen Brutus Forum’da suikast düzenler. Her senatör bir bıçak darbesi vuracaktır.

İlk bıçaktan sonra senatörler sırayla Sezar’ı delik deşik ederler, son vuruş ise Brutus’den gelir. 23 bıçak darbesi ile Sezar, Roma Cumhuriyetini kaldırdığı Forum’da ölmüştür.

Sonuçta Sezar öldürülse bile Roma bir daha asla Cumhuriyet’e dönemedi. Ardından gelen amca oğlu Octavianus, Marcus Antonius ve sevgilisi VII. Kleopatra’yı yenerek ilk Roma imparatoru oldu. Yıllar sonra Sezar Tanrı ilan edildi ve ismi liderlere verildi.

Şimdi şöyle bir bakalım;
Koltuğunu sağlamlaştırmak için başka ülkelere fethe çıkan Crassus, Pompeius ve Sezar.
Ablasını öldürmek için Sezar’a yanaşan XIII. Ptolemaios ve kardeşini öldürmek için Sezar’ı kurtaran VII. Kleopatra.

Halk aç iken seks partilerindeki senatörler ve Sezar ülkeye dönünce ondan korkararak hatalarını örtmek için 10 yıllık diktatörlüğü onaylayan yine aynı senatörler.

Sezar’ın gerçek oğlu ortaya çıkınca gücü kaybedeceğini anlayan ve çok sevdiği, saygı duyduğu üvey babasını öldüren Brutus.

2000 yıldır ne değişti diye merak ettiniz dimi? Sizce değişen bir şey var mı?

Haaa bekleyin salata işi var bir de. 

Cumhuriyeti parçalayan senato, oy veren onlar, gücü kaybedince suikast düzenleyen de onlar ama her bir şeyden azıcık içine konup Sezar’a atfedilen ve çok beğenilen Sezar salatasının suçu ne?

YORUMLAR

  • 0 Yorum