Anasayfa
  • Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Medya
  • Teknoloji
  • Kültür-Sanat
  • Sağlık Yaşam Eğitim
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Batuhan Çolak
  3. DHKP-C'nin karanlık geçmişi
Yayınlanma: 02 Nisan 2015 - 15:49

DHKP-C'nin karanlık geçmişi

02 Nisan 2015 - 15:49
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
DHKP-C'nin karanlık geçmişi
Batuhan Çolak
[email protected]

Önceki gün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı şehit eden, dün de İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne saldırı düzenleyen DHKP-C terör örgütü yeniden gündemde. Peki örgüt nasıl doğdu, dünü bu günü... Tüm yönleriyle DHKP-C gerçeği...

Ku­ru­cu­su Dur­sun Ka­ra­ta­ş’­ın ha­ya­tı­nı kay­bet­me­sin­den son­ra da­ğıl­ma nok­ta­sı­na ge­len DHKP-C’­nin ta­ri­hi kan­lı sui­kast­ler­le do­lu. Ni­hat Erim (Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ta­ri­hin­de öl­dü­rü­len tek baş­ba­kan), Güm­rük ve Te­kel Ba­ka­nı Gün Sa­zak, Sa­kıp Sa­ban­cı­’nın kar­de­şi Öz­de­mir Sa­ban­cı­… 

Tüm bu sui­kast­le­rin ar­ka­sın­da DHKP-C var­dı. 

DHKP-C’­NİN KÖ­KEN­LE­Rİ MA­HİR ÇA­YA­N’­A DA­YA­NI­YOR

1970’de Ma­hir Ça­ya­n’­ın ön­cü­lü­ğün­de ku­ru­lan Tür­ki­ye Halk Kur­tu­luş Par­ti­si-Cep­he­si (THKP-C), Tür­ki­ye­’de ör­güt­lü ve sis­tem­li ola­rak ha­re­ket eden ve şid­de­ti esas alan te­mel ya­pı gö­rü­nüm­dey­di. Ça­yan ve ar­ka­daş­la­rı­nın kur­du­ğu bu ya­pı; ör­güt­len­me, hi­ye­rar­şi ve ey­lem stra­te­ji­le­rin­de La­tin Ame­ri­ka ül­ke­le­rin­de­ki sol-dev­rim­ci ör­güt­len­me­le­ri ör­nek al­mış­tır.

THKP-C ve tü­rev­le­ri­nin he­de­fi, dev­let sis­te­mi­nin or­ta­dan kal­dı­ra­rak, ye­ri­ne iş­çi sı­nı­fı­nın ön­der­li­ğin­de Mark­sist-Le­ni­nist bir ya­pı kur­mak­tı.

Bu ba­kış açı­sı dö­ne­min Kürt­çü-Sol grup­la­rın­da da his­se­di­li­yor, o dö­nem­de An­ka­ra Si­ya­sal Bil­gi­ler Fa­kül­te­si olan Ab­dul­lah Öca­lan da Ça­ya­n’­ın ko­nuş­ma­la­rın­dan ve THKP-C’­nin fa­ali­yet­le­rin­den et­ki­le­ni­yor­du.

Dev­ri­min şe­hir­ler­de baş­la­yıp da­ha son­ra­sın­da kır­sal ke­si­me ya­yı­la­ca­ğı­nı sa­vu­nan THKP-C ken­di­sin­den son­ra ge­len bir­çok sol te­rör gru­bu­na ya­kın­dan et­ki­le­miş­tir, tıp­kı DHKP-C gi­bi­…

TERÖR İDEOLOJİSİ: ŞİDDET YOLUYLA DEVRİM

1978’DE ÖR­GÜ­TÜNTE­MEL­LE­Rİ ATILIYOR

1972 yı­lın­da, Ma­hir Ça­ya­n’­ın gü­ven­lik güç­le­ri ile gir­di­ği ça­tış­ma­da­ha­ya­tı­nı kay­bet­me­siy­le THKP-C da­ğıl­ma sü­re­ci­ne gir­miş­tir. Ör­güt­te, Ça­ya­n’­ın ye­ri­ne geç­mek is­te­yen aday­la­rın ço­ğal­ma­sı li­der­lik kav­ga­sı­na yol açı­yor ve THKP’­nin için­de­ki et­ki­li isim­ler ye­ni ör­güt­len­me­ler ku­rdu.

1978 yı­lı­na ge­lin­di­ğin­de, İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si Or­man Fa­kül­te­si öğ­ren­ci­si olan 26 ya­şın­da­ki Dur­sun Ka­ra­taş, çe­şit­li ge­rek­çe­le­re da­ya­na­rak Dev­rim­ci Sol (Dev-Sol)’u kur­duk­la­rı­nı ilan edi­yor­du.  THKP-C iki ana gru­ba ay­rıl­mış­tı, İs­tan­bul ka­na­dı (Dev-Sol), An­ka­ra gru­bu ise (Dev-Yol) ola­rak fa­ali­yet­le­re baş­la­dı.

Dev-So­l’­un ku­ru­cu­su Dur­sun Ka­ra­ta­ş’­a gö­re ba­rış­çıl bir sos­ya­lizm müm­kün de­ğil­dir. Ame­ri­ka­’da Marx ve En­gel­s’­in ba­rış­çıl çö­züm öne­ri­si­nin uy­gu­la­na­bi­lir­li­ği kıs­men müm­kün­dür. Ka­ra­taş, Tür­ki­ye gi­bi ül­ke­ler­de sos­ya­liz­me ge­çi­şi sağ­la­ya­bil­mek için dev­let sis­te­mi­nin tü­müy­le kal­dı­rıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni sa­vun­mak­ta­dır.

Dev-So­l’­a gö­re: Ba­rış­çıl bir ge­çiş ha­yal­dir, Dev­let me­ka­niz­ma­sı­nı par­ça­la­ma­dan dev­ri­min ka­lı­cı ol­ma­sı müm­kün de­ğil­dir,

Sos­ya­list dev­le­tin ku­rul­ma­sı par­la­men­to ço­ğun­lu­ğu ile de­ğil, kit­le­le­rin ör­güt­lü si­lah­lı gü­cü­ne da­yan­ma­sı ile müm­kün­dür.

ÖRGÜTTE “DAYICILAR- DARBECİLER” BÖLÜNMESİ

Dursun Karataş’ın 1978 yılında Dev-Sol olarak adlandırdığı örgütlenmesi 1980 darbesinden sonra dağılmıştı. Karataş yargılamalar sonucunda idam cezasına çarptırılmış ancak 1989 yılında Bayrampaşa Cezaevi’nden firar ederek yurtdışına kaçtı.

Darbe döneminde yurtdışına kaçan örgüt militanlarının topladıkları maddi destek, kurdukları lobiler sonrasında Dev-Sol kendine yetebilecek maddi güce kavuşmuş, çeşitli ülkelerden gelen silah, para ve lojistik imkanlarla yeniden toparlanmaya başlamıştı.

GÜN SAZAK VE NİHAT ERİM SUİKASTLERİ

Dev-Sol ey­lem­le­rin­de ge­nel­lik­le MHP ve Ül­kü Ocak­la­rı­’nı he­def alır­ken, gü­ven­lik güç­le­riy­le de ça­tış­ma­la­ra gi­ri­yor­du. İs­tan­bu­l’­da ba­zı po­lis ka­ra­kol­la­rı­na sal­dı­rı dü­zen­le­ni­di.

Dev-Sol, bu dö­nem­de Tür­ki­ye­’yi da­ha da ka­rış­tır­mak, te­rör ey­lem­le­riy­le ka­os ya­ra­ta­bil­mek ama­cıy­la san­sas­yo­nel sui­kast­lar plan­la­mış­tı. 27 Ma­yıs 1980’de es­ki Güm­rük ve Te­kel Ba­ka­nı Gün Sa­zak, 19 Tem­muz 1980’de ise es­ki Baş­ba­kan Ni­hat Erim Dev-Sol ta­ra­fın­dan kat­le­dil­di.

Olay ye­rin­de ya­pı­lan in­ce­le­me­ler­de “Gün Sa­za­k’­ı ce­za­lan­dır­dık, şim­di de Ni­hat Eri­m’­i Ce­za­lan­dı­rı­yo­ruz. (Dev-Sol)” ya­zı­lı bir bil­di­ri bu­lun­du. Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ta­ri­hin­de baş­ba­kan­lık gö­re­vi ya­pıp öl­dü­rü­len tek isim Ni­hat Eri­m’­dir. 

ÖCALAN’A ÖZENDİ

Karataş, cezaevinden kaçtıktan sonra örgüt içerisindeki konumu giderek otoriter ve tek adam kimliğine büründürmeye çalışıyordu. Bu durum Dev-Sol (DHKP)’un yayınlarına da yansıdı. Dönemin Dev-Sol güdümündeki yayın organları incelendiğinde Karataş’ın tıpkı Öcalan gibi kendisini ön plana çıkardığı, örgütlenme içinde tek adam pozisyonuna gelmek istediği anlaşılıyor.

“Önderlik” adı altında kendisini tartışmasız bir lider olarak konumlandıran Karataş, cezaevinden kaçtıktan sonra yurtdışında rahat ve lüks bir yaşam sürdürdü. Ancak bu durum örgütün en güçlü isimlerinden biri olan Bedri Yağan tarafından tepkiyle karşılandı. Yağan, Karataş’ın lüks villalarda örgütün maddi imkanlarından yararlandığını, demokratik olmayan baskıcı kararlar aldığını ve kadınlara düşkünlüğünü eleştiriyordu.

Bedri Yağan ve arkadaşları bir süre sonra Dursun Karataş’ı devirmek için planlar kurmaya başlamışlardı. Bu planlar, Karataş’ın kaldığı villada Yağan ve arkadaşlarının baskınıyla örgüt içi darbeye dönüşüyordu. Yağan örgüt liderliğini ele geçirirken kaldığı villanın bodrum katına hapsedilen Karataş bir süre gözetim altında tutuluyor, Yağan ve arkadaşları tarafından sorgulandı.

13 Eylül 1992 tarihinde Almanya’da yapılan bu darbede Bedri Yağan’a, Aslan Şener Yıldırım, İbrahim Bingöl gibi isimler de destek verdi. 

Karataş bir şekilde tutulduğu yerden kaçıyor ve Türkiye’deki faaliyetlerinin yürüten kişilere telefonla ulaşarak Yağan ve arkadaşları tarafından “tutsak edildiği”ni ve en kısa zamanda kendisinin bu durumda kurtarılması gerektiğini ifade ediyordu. Ancak olaylar Karataş’ın istediği gibi gitmiyor ve Dev-Sol’un Türkiye’deki en etkili isimleri Yağan’a destek veriyordu. Bunun üzerine Karataş cezaevlerindeki Dev-Sol’dan bazı isimlere mektup yazarak onları kaçırarak yeni bir örgütlemeye gitme planları yaptı.

Dev-Sol ilginç bir dönemden geçerken Karataş, Yağan’a tuzak kurma çalışmalarına başladı.

KIBRIS ÇIKARMASINDA RUM’DAN YANA OLDULAR

THKP-C içinde faaliyetlerde bulunan kadroların zihin dünyalarını kavrayabilmek için bu anekdot son derece dikkat çekicidir:

1974 yazında Kıbrıs’ta EOKA’nın estirdiği terör üzerine adadaki Türkleri korumak için çıkarma yapan Türk Silahlı Kuvvetleri, dönemin THKP-C kadroları ve Dursun Karataş gibi isimler olayı protesto edip, duvarlara “Bağımsız Birleşik Kıbrıs” yazıları yazdılar. Bu yazılar sırasında Karataş gözaltına alındı ve bir süre sonra serbest bırakıldı. 

ÜLKÜCÜLERDEN KAÇTI SAVCILIĞA SIĞINDI

Savcıyı şehit eden teröristlerden birisi 1987 doğumlu Bahtiyar Doğruyol. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğrencisiyken de çok aktifti. DHKP-C ve PKK kaynaklı etkinliklerde ortaya çıkıyor, sık sık da ülkücülerle karşı karşıya geliyordu. Hatta bir keresinde Ülkücülerin fiili saldırısına maruz kalmış ve savcılığa giderek suç duyurusunda bulunmuştu. Derslere devamsızlığı nedeniyle okuldan bir süre sonra ayrıldı, kendini tamamen terör eylemlerine adadı. 

‘OĞLUMUN YAKALANMASI HAYIRLI OLDU’

Diğer saldırgan Şafak Yayla ise 1991 doğumlu ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi. Edinilen bilgilere göre ailesiyle arası son derece kötü. Aile kurumu çatırdamış, belki üniversiteye illegal yollardan yerleştirilmiş ama nihayetinde üniversitede de faaliyetlerine devam eden, terör örgütleri adına eylemler yapan biri… 2 sene önce polis tarafından terör örgütüne üye olduğunda babası “yakalanması benim için daha hayırlı” ifadelerini kullanmıştı.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Lucescu da göçtü bu dünyadan... - 07 Nisan 2026
  • Manisa'nın Efe'si; Ne heybetli gidiştir o… - 10 Haziran 2025
  • Güle güle İlhan Şeşen… - 26 Mayıs 2025
  • Silivri camından görülen Türkiye - 16 Nisan 2025
  • Kumarın yasalı mı olur! - 12 Kasım 2024
  • Bahçeli'nin DEM'lilerle el sıkışması ve Öcalan'ı serbest bırakma hazırlığı - 12 Ekim 2024
  • Kötülük bir zehir gibi tüm hücrelerimize sızmış! - 04 Ekim 2024
  • Ümraniye'de şehit edilen polis ve suçlunun düşündürdükleri - 23 Eylül 2024
  • Ruanda Meselesi: Turist olarak gelip, Türkiye'den sığınma istenirse nasıl bir politika izlenecek - 31 Mayıs 2024
  • Türkiye'de yaşayan Uygur Türk'ü Doğu Türkistan'daki kampları anlattı - 11 Şubat 2024
  • İlkokul çocuklarına entegrasyon masalları! - 14 Eylül 2023
  • Bursa'dan skandal görüntüler! Suriyeli sığınmacılar, yüzde 60 engelli Türk gencini silahla darp edip, ayaklarını öptürdü - 11 Eylül 2023
  • Bursa'da silahlı yabancı uyrukluklar tarafından darp edilen genç - 11 Eylül 2023
  • KKTC'de neler oluyor! İnsani bir yol yapımı için BMGM-Rum yönetimi ortaklığında provokasyon - 18 Ağustos 2023
  • Hatay'da Fransız bayrağı özlemi duyanlar bu videoyu iyi izlesin - 11 Ağustos 2023
  • Bilecik'te yaşanan korkunç olay ve devlet sisteminin sekteye uğraması - 02 Ağustos 2023
  • Disney Türkiye'den defolup gitmelidir! - 01 Ağustos 2023
  • Muhalefet, iktidarın karşısında neden bu kadar çaresiz - 29 Temmuz 2023
  • Sakarya Karagöl Yaylası'nı kimler imara açtı? Arap emlakçılar bu satışları nasıl yapıyor - 20 Temmuz 2023
  • Depremde çalışmayan operatör, depremde hayatını kaybeden anneye fatura göndermeye devam ediyor - 19 Temmuz 2023
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 11
Köşe Yazarları
Lucescu da göçtü bu dünyadan...
Batuhan Çolak
Lucescu da göçtü bu dünyadan...
Emre Yükselen
Emre Yükselen
Osmanlı'nın Bizanslı Şehzadesi: Şehzade Halil
Şeyh Said isyanında Ermeni Agop'un işi ne!
Ümit Doğan
Şeyh Said isyanında Ermeni Agop'un işi ne!
Çok Okunan Haberler
Haluk Levent tutuklandı
Haluk Levent tutuklandı
Erdoğan'dan Kabine toplantısı sonrası açıklama: Yeni zirveyi duyurdu, tarih verdi
Erdoğan'dan Kabine toplantısı sonrası açıklama: Yeni zirveyi duyurdu,...
Haluk Levent gözaltına alınmıştı! MASAK raporunda dikkat çeken detaylar
Haluk Levent gözaltına alınmıştı! MASAK raporunda dikkat çeken...
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Medya
Teknoloji
Kültür-Sanat
Sağlık
Yaşam
Eğitim
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Nöbetci Eczaneler
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Medya
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.