Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 6 dakikalık yeni video: Organize kötülükle kavga edeceğim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yine evinin mutfağından vatandaşlara seslendiği 6 dakikalık bir videoyu sosyal medya hesabından paylaştı. Kılıçdaroğlu, "Bu gece beni kulağınızla değil, kalbinizle dinleyin; çünkü yoksulluğumuzu konuşacağız" notunu düştü.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 6 dakikalık yeni video: Organize kötülükle kavga edeceğim
28 Kasım 2021 - 09:34 - Güncelleme: 28 Kasım 2021 - 09:40


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, evinin mutfağından çektiği video ile vatandaşlara seslendi.

6 dakikalık videoyu sosyal medya hesabından paylaşan Kılıçdaroğlu, "Sizden ricam, birbirimize yönelik tüm önyargılarımızı birkaç dakikalığına bir kenara bırakmamızdır. Bu gece beni kulağınızla değil, kalbinizle dinleyin; çünkü yoksulluğumuzu konuşacağız. Yoksuluz ve bizi daha da yoksullaştırmak istiyorlar…" notunu düştü.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Sizi yine evimde ağırlıyorum, konuşmamız gereken önemli meseleler var. Derin bir ekonomik kriz içerisindeyiz, gidiyoruz hep beraber bir kıyamete. Ancak kanımca; halkımız gerçekte olup biten henüz tam olarak idrak etmiş değil. Amacım; bu videoyla olup biteni anlaşılır bir şekilde anlatabilmek. Sizden ricam tüm önyargılarınızı birkaç dakikalığına bir kenara bırakmanız ve beni kulağınızla değil kalpten dinlemenizdir. Dinleyin çünkü yaşatılan derin yoksulluğu konuşmamız lazım.

Bu topraklarda hiç bitmedi bir dilim kuru ekmeğin kavgası. Söyledim, yine söylüyorum. İktidar olmak bana yetmiyor. Hayatımın bu aşamasında ardında bırakacağım mirası düşünüyorum ben geceleri. Bu fukaralığı, bu kuru ekmek kavgasını bitiremiyorsam ne yapayım ben iktidarı?

Sevgili gazeteciler, lütfen artık strateji falan demeyin. Strateji bizim işimiz değildir, o gençlerin işidir. Ben milletimle helalleşme aşamasına geçmiş bir siyasetçiyim. Benim öyle stratejilerle falan işim olmaz.

"BEN NEFSİMİ KÖRELTELİ ÇOK UZUN YILLAR OLDU"
Sevgili dostlarım, Allah biliyor ya, ben hiç sevmedim bu çağı. Bu ismine modern dediğimiz hakkaniyetsiz çağda öyle bir bencillik seviyesine gelmiş durumdayız ki, milyonlarca çocuğumuz derin bir yoksulluk içinde yaşıyor. Farkında bile değiliz. Soğuk odalar uyuyor yavrularımız, aç karnına ders çalışıyorlar, okula gidemiyorlar bir kısmı. Yetersiz beslenme hasta ediyor onları…

Bu çocuklara mutlu bir yaşam sürme hakkını tanımak hem iktidarların ahlaki bir yükümlülüğüdür, hem de ekonomik bir zorunluluktur. Bunu sağlam, bu çocukların Kemal dedesinin en önemli hedefi olacak. Nefsine yenilen sorumsuz liderler ve iktidarlarının yapamadığını ben yapmak istiyorum. Hayatımın bu aşamasında ne eyleyim ben sarayları, paraları…Ben nefsimi körelteli çok uzun yıllar oldu. Tek bir muradım var; o da milletimin gelecekte bana dua etmesidir. Bu kadar.

"FAKİRLİĞİMİZİ SATMAYA HAZIRLANAN BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
Bugüne iktidarlar nefislerini köreltemediler ancak bu saray hükümeti farklı. Türkiye tarihinde ilk defa bir iktidar, yani bu saray hükümeti, bile isteye halkımızı daha da fakirleştiriyor. Bu, karnı aç çocukların anne ve babalarının emeğini daha da değersizleştirerek, ucuz emek olarak emperyalistlere satacağını açık bir dille, bağırarak her yerde söylüyor. Fakirliğimizi satmaya hazırlanan bir iktidarla karşı karşıyayız. Emeğinizin değeri ucuzlayacak ki batılının dolarına peşkeş çekilebilsin. Sarayın gelecek için ülkemize artık tek bir vaadi var, o da emekçinin sömürüsü. Siz çalışacaksınız sevgili halkım, batının refahı daha da artacak. Budur vaatleri.

Peki ben neye inanıyorum? Ben ekonomik büyümeye inanıyorum elbette. Ama benim için eşit bir gelir dağılımı, hakkaniyetsiz ve fakirleştiren bir büyümeden çok daha önemli. Benim hedefim yoksulluk oranını çok hızlı bir şekilde azaltmak ve sosyal adaleti sağlamak. Ben hem büyümenin, hem de daha fazla eşitliğin mümkün olduğuna inanıyorum. Ben, fakir fukaranın iyice fakirleştirilmesi üzerinden ihracatçıların daha çok dolar kazanmasına katiyen karşıyım. Ben, yoksul kesillerimizin en azından orta gelir düzeyine taşınması gerektiğine inanıyorum. Ben sosyal demokratım arkadaşlar. Cumhuriyet Halk Partisi de sosyal demokrat bir partidir. Ben, sosyal devlete inanıyorum. Ben, fakirliği söküp atarsam bu topraklardan halkımın duasını alırım. İşte o da bana yeter.

"BU ORGANİZE KÖTÜLÜKLE KAVGA EDECEĞİZ"
Açık ve net olarak bir kez daha söylüyorum. Bu fakirleştirme süreci kabul edilebilir bir şey değildir. Nasıl olursa iktidar oy kaybedecek diye arkama yaslanıp bu olup biteni izleyemem. Oy değildir mesele. Çocuklarımızdır. Hiçbir çocuğumuzun yatağa aç girmemesidir. İşte bu yüzden, bu organize kötülükle kavga edeceğiz."

 


YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Mert
    1 ay önce
    ’’ KİM ADALETLİ DİNDAR MÜSLÜMAN’’? Çocuklar hadi buyrun, bir de Kemal dedenizi dinleyin. Halkın oyu ile seçilmiş Şerefsiz AKP Vekilleri, sanki Halkın hakkını korumak için değil, bir kişinin Tahtını korumak için Meclise seçilmişler. Halkın haklı doğru talebini değil, bir günahkar kişinin suçunu yalanlarını örtmeye gelmişler. AKP Vekilleri neden istifa etmezler??? Kitap Ehlinden öylesi vardır ki, bir kantar (bir kasa altın) emanet bıraksan, yine onu sana geri verir; öylesi de vardır ki, ona bir Lira (dahi) emanet bıraksan, sen onun tepesine dikilip durmadıkça, onu sana ödemez. Bu (haksız ve ahlâksız tavırları) onların "ümmiler (zayıf ve bilgisizler veya Ehl-i Kitap olmayan kimseler) konusunda bizim üzerimizde bir yol (sorumluluk) yoktur" demiş olmaları yüzündendir. (Yani Ehl-i Kitap; Müslümanları ve başka insanları ezip sömürmeyi, kendileri için bir hak ve imtiyaz görmektedirler.) Oysa kendileri (gerçeği) bildikleri halde Allah'a karşı yalan söylemektedirler. (Âl-i İmran 75) “İnsanların mallarını eksik teslim etmeyin, değerlerini düşürmeyin, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yapmayın, aldatarak, hile yaparak, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin, zayiine sebep olmayın. Yeryüzünde, ülkede kurulu nizamı bozmaya soyunarak, bozgunculara katılarak bozgunculuğu, kargaşayı, nankörlüğü, küfrü devam ettirmeyin.” (Şu’arâ 183) (Ey Nebim!) Öyleyse yakınlara (muhtaç akrabaya ve mağdur arkadaşlara) hakkını ver, yoksula da, yolcuya da (zekât ve infak payını ayır). Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır. (Rum 38) "Ölçüyü tam tutun ve (insanların alacağını) eksiltenlerden (ve kul hakkına girenlerden) olmayın." (Şu'arâ 181)