İlber Ortaylı: Enerji getireceği düşünülen HES'ler, doğayı tahrip eden yapılar haline geldi

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Batı Karadeniz bölgesinde meydana gelen sel felaketlerinin ardından kaleme aldığı köşe yazısında enerji getireceği düşünülen HES’lerin, tabiatı tahrip eden yapılar haline geldiğini belirtirken “Tabiatla oyun olmaz” dedi. 

İlber Ortaylı: Enerji getireceği düşünülen HES'ler, doğayı tahrip eden yapılar haline geldi
15 Ağustos 2021 - 09:53
İlber Ortaylı, Ege ve Akdeniz illerinde yaşanan yangınlara yeterli müdahale yapılamadığı için seyretmek zorunda kalındığını ve hemen ardından Karadeniz’de 15-20 yıl önce görülmeyen şiddetli ani patlamaların görülmeye başlandığını belirtti. Enerji kaynaklarının aşırı istismarı ve aşırı tüketimin yarattığı kirlenmenin yerkürenin denizlerini ve karalarını mahvettiğini söyleyen Ortaylı, “Enerji getireceği düşünülen HES’ler, tabiatı tahrip eden yapılar haline geldi" ifadesini kullandı. 

Ortaylı’nın yazısında ilgili kısım şöyle; 
“Yanan ormanla bir daha uzun zaman hemhal olamayacağımız çok açık. Kaldı ki dünya da değişiyor. Bundan 40 sene evvel yeryüzünün ısınması diye bir problem dehşet verici boyutta değildi. Verimsiz havalarda Akdeniz bölgesinde toprağın ısısının +50 dereceyi bulduğu, hatta geçtiği ifade edildi. Böyle bir toprağın Sibirya’daki gibi yeşermesini bekleyemezsiniz.

İnsanlık için en büyük tehlike ormanda sigara içen ve mangal yakanlar değildir (bu görgüsüzlüğü tasvip ettiğimi sanmayın, biz her sınıf halkın piknik gezilerine, kuru gıdalarla ve ölçü içinde gittiğini ve çöp bırakmanın çok ayıp sayıldığı zamanları da gördük). Bugün temel dert, dünyayı kirleten madencilik, göğü delen sanayidir; kısacası enerji kaynaklarının aşırı istismarı ve aşırı tüketimin yarattığı kirlenmenin yerkürenin denizlerini ve karalarını mahvetmesidir.

Karadeniz Bölgesi şu anda 15-20 yıl evvel görülmeyen ve gittikçe şiddetlenen ani patlamaların yeri oldu. Bu hafta Kastamonu, geçen haftalarda Rize ve Trabzon taşan derelerin getirdiği sellerle sürüklendi. Köprüler ya harap oldu ya da suyun altında kaldı, elektrik kesildi. Enerji getireceği düşünülen HES’ler tabiatı tahrip eden yapılar haline geldiler. Zararı devlet karşılıyor”

“DEVLETİN KARŞILADIĞI BU BEDEL KİMDEN GELİYOR?”
“Devletin karşıladığı bu bedel kimden geliyor? Daha kötü evlerde oturan, kazancı çok az olan insanların vergileri veya onlara harcanmayan bütçe hasarı düzeltmeye gidiyor. “Felaket gören insana destek verilmesin” diyemeyeceğiz. Ama herkes kendi kolayına istediği yere bina diker, belediyeler buna müsaade eder, üstelik kontrolsüz bir şekilde kiraya vermeye kalkar, bu gibi inşaatlar için kredi bulursa; akıl bunun neresinde, mantık bunun neresinde? 

Nesiller boyu enflasyon içinde yaşamak pahasına inşa ettiğimiz barajların getirdiği sular kötü sulama sistemleri dolayısıyla toprağı tuzlandırdı, Konya Ovası yeraltı suları manasız kuyularla tüketildi. Yok olan zirai zenginliği kim karşılayacak?”

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Mert
    2 ay önce
    Türkiye Cumhuriyeti Devleti 19 yıldır AKP iktidar döneminde Sosyal ve Hukuk Devleti olmaktan çıkmış olup, Haydut, Eşkiya, Mafya, Çete devleti olmuştur. Zira bu ülkede hak hukuk adaletin olmadığı gibi adam gibi adam T.C. Devletinin namusunu korumakla görevli Savcılık mesleğini Namusu üzerine Yemin eden şerefli bir tek Savcı da kalmamıştır.