Uluslararası kamuoyunun sessizliği ve Yemen'de artan terör saldırıları

Uluslararası toplumun Yemen'e barış getirme çabalarını yoğunlaştırmasına paralel olarak, Husilerin de uluslararası çabaları baltalayan ve ülkede yaşanan insani krizin  şiddetini düşürmek için bir çaba sarf etmemesi durumun daha da kötüleşmesine sebep olmakta. İran destekli Husiler, ülkenin içinde bulunduğu durumda iç ve dış gerilimi artırmayı tercih ettiği iddia ediliyor.

Uluslararası kamuoyunun sessizliği ve Yemen'de artan terör saldırıları
12 Şubat 2022 - 09:31 - Güncelleme: 12 Şubat 2022 - 09:46


Uluslararası topluma göre, Yemen'deki krizin çözülmesi için bir istişare masasının kurulması gerekli. Fakat 7 yıllık bu çatışmanın tarflarından birisi, IŞİD ve El Kaide ya da terör listesinde bulunan diğer cihatçı gruplardan hiçbir farkı olmadığı eylemleri ile kanıtlamış bir grup.

Yemen konusundaki uzmanlar, Yemen'deki kriz "Husiler ile yapılan bazı anlaşmalar nedeniyle  daha da kötüleştiğini" ve "Uluslararası kamuoyunun Yemen'in geldiği durumu gözden geçirmesi ve sorumluları cezalandırma yönünde adım atılması gerektiği" konusunda hemfikirler. Uzmanlar, ülkenin içinde bulunduğu bu kötü yaşam koşullarına sebep olarak, Yemen içine ve komşu ülkelere olan ticaret yollarına saldırılarda bulunan Husiler’i sorumlu tutuyorlar 

Husiler, Yemen’de Eylül 2014'te bir askeri darbeyle iktidarı ele geçiren İran destekli ve mezhep temelli azınlık bir gruptur. Fakat bugün, başkent Sanaa da dahil olmak üzere ülkenin Kuzeyindeki toprakların çoğunu kontrol ederken,yoğun nüfusu ve kültürel çeşitliliğin olduğu bu bölgelerde insanları baskı altında tutarak kendilerine tabi olmaya zorladığı şeklildeki haberler bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanıyor.

Bölge uzmanlarına göre, Husilerin 17 Ocak'ta püskürtülen Abu Dabi'ye yönelik saldırıları "uluslararası toplumun dikkatini bölgede gizlenen yakın bir tehlikeye çekerek, BAE’de yerel ve uluslararası bir dayanışma ortamının oluşmasına Zemin hazırladı. Uzmanlar, "bu tür saldırılara karşı kesin sonuç elde etmek için Husilerin terrorist olarak tanınması" gerktiği konusunda hemfiklirler.

ABD'nin Yemen elçisi Tim Lenderking geçtiğimiz Salı günü düzenlenen BM sempozyumunda, "artan Husi saldırılarının barış çabalarının önündeki en büyük engel olduğunu" söyledi.  Fakat sempozyumu takip eden uzmanlar çözüm ve başarı için Birleşmiş Milletler'in önemini vurgulayıp Devletlerin ortak akıl ile Husileri müzakere masasına oturmanın gerekliline dikkat çekiyor.

Yemen insan hakları raporlarına göre çatışmanın devam ettiği yedi yıl boyunca 10.000 çocuğun Husiler tarafından yapılan saldırılarda öldüğü, ayrıca 12.000 çocuğun ise Husiler tarafında katılmaya zorlandığı, kadınlara karşı 6.400 saldırı yapıldığı, ve gazetecilere karşı ise 1.300 ihlal vakası gerçekleştiği belgelendi. Ayrıca Husiler, Yemen'i İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana dünyanın en büyük mayın döşeli ülkesi haline dönüştürdüğü de bazı raporlara yansıdı. Bu da Husilerin Yemenlileri onlarca yıl rahatsız etmeye ve öldürmeye devam edececeği şeklinde yorumlanıyor.

Resmi raporlara göre, Husiler beş ülkeye ait  (Suudi Arabisatan, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, Yunanistan ve Marshall Adaları) 22 gemiye Kızıldeniz'de ve dünyanın petrol kaynaklarının içinden geçtiği hayati Bab'ül Mendeb Boğazı'nda toplamda 32  kez terör operasyonu gerçekleştirdiği ortaya çıktı.; Husiler saldırılarını genellikle Hudeyde Valiliği'ndeki (Hodeidah-Salif-Ras Issa) limanları olan üç limandan, deniz mayınları döşemek bubi tuzaklı kuran tekneleri yerleştirmekve güdümlü füzeler kullanmak şeklinde gerçekleştirdiler.
 
Abu Dabi'ye yönelik Husi saldırılarının ardından Arap Birliği üye devletleri, Husileri terör örgütü olarak tanınmasını oybirliğiyle kabul ederek Husi milislerin Yemen'de gerçekleştirdiği suç eylemlerini durdurmak için acil ve kararlı önlemler alınması çağrısında bulundu. 

Birleşmiş Milletler uzmanlarından oluşan ekip, BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu son raporunda, Husilerin botlar ve deniz mayınları ile ticaret gemilere saldırılar yaptığını, Hudeyde ve Salih limanlarını askeri amaçlarla kullandığını ve ülke içinde kanlı saldırılarını artıran Husilerin bu eylemlerini kabul etti.

Beyaz Saray'dan ayrılmadan önce, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Husi grubunu terör örgütü olarak tanımlamıştı. Ancak halefi Joe Biden'ın yönetimi daha sonra sınıflandırmayı iptal etti ve bunu, insani alanda çalışan örgütlerin Husiler tarafından taci edilmemesi, kötüleşen insani durumla gerekçelendirdi.
loading...

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Yılmaz İLİKHAN
    4 ay önce
    Uluslararası toplum hiçbir yere barış getirmemiştir ve getirmez onlar kandan beslenen vampirlerdir. Husiler vatanını savunan halk gücüdür, a uyanık aykırı medya karşınızda saftirik vatandaş değil okumuş bilgili dünya siyasetini takip eden vatandaşlar var artık.