Türkiye'nin utanç tablosu: Basın özgürlüğünde demokrasi olmayan ülkelerin gerisinde!

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1993 yılında aldığı bir karar ile 3 Mayıs, tüm dünyada Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanıyor. Özgür ve demokratik toplumların gözcülüğünü yapan basının durumu, Türkiye’de pek aydınlık değil.

Türkiye'nin utanç tablosu: Basın özgürlüğünde demokrasi olmayan ülkelerin gerisinde!
03 Mayıs 2021 - 11:08 - Güncelleme: 03 Mayıs 2021 - 13:20
KARACA BOZGEYİK / AYKIRI

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün raporuna göre, Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 153. Sırada yer alıyor. 

Ülkelerin basın özgürlüğü karnesini inceleyen Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi çalışmasını ilk olarak 2002 yılında gerçekleştirdi. Türkiye, o tarihte listede 99. sırada yer aldı. Her yıl medyada çoğulculuk, medya ortamı ve bağımsızlığı, yasal düzenlemeler, şeffaflık, altyapı ve ihlâller, gazetecilere yönelik taciz ve şiddet eylemleri gibi çeşitli değerlerin incelendiği basın özgürlüğü raporunda, Türkiye yıllar içerisinde aşağılara indi. 2020’de ise Venezuela, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Rusya, Honduras, Bangladeş’in ardından 154. Sırada yer aldı.

İskandinav ülkeleri, basın özgürlüğü endeksinde ilk sıralarda yer aldı. Norveç, sıralamada birinci ülke oldu. Norveç’i Finlandiya, İsveç, Danimarka ve Kosta Rika takip etti. Çin, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi basın özgürlüğü karnesinin temiz olmadığı ülkeler arasında yer aldı ve 177.  oldu. Çin’i Türkmenistan, Kuzey Kore ve son sırada Eritre takip etti. Ayrıca endekste, Çin’de yüzden fazla medya mensubunun hapiste olduğu kaydedilirken; hapisteki gazeteci sayısında da dünyada birinci sırada olduğu açıklandı.

PANDEMİ İLE GAZETECİLİK İÇİN BELİRLEYİCİ BİR ON YILA GİRİLDİ
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü endeksine göre, önümüzdeki on yılın gazeteciliğin geleceği için belirleyici olacağı kaydediliyor. Korona virüs salgınının, özgürce haber alma hakkını tehdit eden birçok krizi vurgulayıp güçlendirdiği, bağımsız, çeşitli ve güvenilir bilgiye ulaşma ihtiyacının daha da arttığı belirtiliyor. Salgın sırasında 180 ülkenin neredeyse dörtte üçünde gazeteciliğin "tamamen veya kısmen engellendiği" aktarıldı.

Korona virüs salgının "hükümetler için basın özgürlüğünü kısıtlamak adına bir fırsat" olduğunu söyleyen RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire yaptığı açıklamada, "Ne yazık ki, üretimi ve dağıtımı çoğu zaman politik, ekonomik, teknolojik ve hatta bazen kültürel faktörler tarafından engelleniyor." ifadelerini kullandı.

Endekste, 180 ülke arasında basın özgürlüğünün “iyi” durumda olduğu ülke sayısı 12 oldu. Bu rakamın şimdiye kadarki en düşük rakam olduğu da belirtildi. 

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü; basının demokrasiyi korumaktaki rolünü vurgulamak, etik gazeteciliği ön plana çıkarmak ve dünyada basının aşırı sansür edildiği ülkelere bir mesaj göndermek gayesi ile kabul edilmiştir. Ancak, basın özgürlüğü her geçen yıl tüm dünyada daha da gerilemektedir. Hükümetlerin, baskı ve kontrollerinin yanı sıra, medyada tek sesliliğe sebep olan tekelleşmeler, gazetecilik ve basın meslek örgütlerinin sendikasızlaştırma politikaları ile güçsüzleşmesi, basın kartı alma ve kartı veren kurumun keyfi uygulamaları, çeşitli sosyal hakların alınması basın özgürlüğüne tehlikeye sokan etkenlerdendir. Özgür, adil, demokratik toplumların bir ayağı olan basının özgürlüğü; aslında vatandaşların özgürlüğü için olmazsa olmaz bir gerekliliktir. 


YORUMLAR

  • 0 Yorum