Selahattin Demirtaş: "Ülkemize gelmiş hiç kimseyi geri gönderemeyiz!"

Hakkındaki terör soruşturmalarından cezaevinde bulunan eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye'nin demografik yapısını tehdit eden sığınmacı sorunu hakkında konuştu. Demirtaş, "Ülkemize gelmiş hiç kimseyi geri gönderemeyiz" dedi.

Selahattin Demirtaş: "Ülkemize gelmiş hiç kimseyi geri gönderemeyiz!"
17 Ağustos 2021 - 11:27 - Güncelleme: 17 Ağustos 2021 - 12:29
Hakkındaki terör soruşturmaları nedeniyle Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye'nin demografik yapısını tehdit eden kaçak girişler ve sığınmacı sorunu hakkında konuştu.

Duvar'dan İrfan Aktan'a konuşan Demirtaş, sığınmacı sorunu hakkında "Ülkemize gelmiş hiç kimseyi gerisin geri ateşin içine gönderemeyiz" dedi.

Demirtaş'a sorulan sorular ve cevaplar şu şekilde;

-Farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin en az ihtilaf yaşadığı konunun mülteci karşıtlığı olduğu söyleniyor. Ortada 4 milyonu aşkın nüfus ve Ankara'da olduğu gibi patlamaya hazır bir hınç varken bu işin sonu nereye varır?
Ankara Altındağ’da yaşananlar, mülteci karşıtlığı konusunun ne aşamaya geldiği hakkında bize acı da olsa bir fikir veriyor. Mülteci karşıtlığının oluşmasında siyasetin dilinin etkili olduğu zaten biliniyor. Bu nedenle, öncelikli olarak bütün siyasetçilerin kullandıkları dile dikkat etmeleri, ayırımcılığa veya ırkçılığa yol açabilecek politikalardan uzak durmaları gerekir. Türkiye’nin her yerine dağılmış, beş milyonu aşkın göçmenin her şeyden önce insan olduklarını unutmadan hareket etmemiz gerekir. Aksi takdirde-etki tepki ilişkisini de düşünürsek göçmenler sorunu patlamaya hazır bir bombaya dönüşebilir. Bu nedenle, çok çok özenli bir dile ve çözüm politikalarına ihtiyaç var.

-CHP mülteci karşıtı kesimleri arkasına almak isterken AKP ise bu karşıtlığı yeni bir karmaşanın dinamosu haline getiriyor sanki. Mültecileri savunmak giderek bir suç, "ihanet" olarak algılatılmak isteniyor. Sizce mülteci sorununun çözüm yolu nedir?
Öncelikli olarak kısa, orta ve uzun vadeli bölümleri olan stratejik bir plan yapmak gerekir. Türkiye’nin kaç göçmen alabileceği hesaplanmalı ve bu insanların barınma, sağlık, eğitim, gıda ve güvenlik ihtiyaçlarına ilişkin bütün altyapı hazır hale getirilmelidir. Toplumun desteği alınmadan göçmenler konusunda başarılı olunamaz. Buna özel önem vermek gerekir. Göçmenlerin geldikleri ülkelerle işbirliği içinde olmak, oralardaki çatışma ve kargaşanın hatta sömürünün ortadan kalkması için etkili bir dış politika oluşturmak gerekir. Batı ülkeleriyle de ucuz göçmen pazarlığı yapmak yerine ilkeli işbirliklerini dayatmak gerekir. Onlar da göçmenlerin sorumluluklarını paylaşmak zorundalar. Ancak şu da bir gerçektir ki, ülkemize gelmiş hiç kimseyi gerisin geri ateşin içine gönderemeyiz. Sorunun çözümü çok kolay değil, biliyorum ama çözmek zorunda olan da biziz. Başkası gelip de bizim sorunumuzu çözmeyecek.

YORUMLAR

  • 0 Yorum