Rabia Naz olayında cinayet şüphesi arttı

Giresun'un Eynesil ilçesi, Gümüşçay mahallesinde 12 Nisan 2018'de evinin önünde yaralı bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Rabia Naz'ın ölümünü araştıran TBMM komisyonu, raporunu tamamladı. CHP ve HDP'li üyelerin muhalefet şerhi koyduğu komisyon raporunda, Rabia Naz Vatan'ın kesin ölüm nedeni veya ihtimallere ilişkin tespitlere yer verilmezken, soruşturma sürecine ilişkin çok sayıda ihmal, özensizlik ve eksiklikler sıralandı.

Rabia Naz olayında cinayet şüphesi arttı
12 Temmuz 2020 - 18:20 - Güncelleme: 12 Temmuz 2020 - 21:16

Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştırmak için kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, raporunu TBMM Başkanlığı’na sundu. Sunulan raporda, taslakta yer alan Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin “olası nedenleri” sıralayan başlığa yer verilmemedi.

TUTARSIZ İFADELER
Raporda, Olay yeri inceleme başta olmak üzere ihmal, dikkatsizlik ile özensizlikler sıralandı ve Rabia Naz'ın otopsisin de eksiklikler olduğu tespit edildi. Ayrıca Rabia Naz’ı ilk gören kişi olan Mürsel Küçükal’ın soruşturma içerisinde verdiği ifadelerde tutarsızlıklar olduğu görüldü.

Raporda diğer ihmaller şu şekilde sıralandı:
"Olay mahalli olan binaya ve Rabia Naz'ın düştüğü iddia edilen fındıklık alana ve evin ön cephesine olaydan sonra birçok vatandaşın girip çıktığı ve bu sebeple delil olabilecek izlerin kaybolmuş olabileceği, Görele Devlet Hastanesinin kamera kayıtlarının incelenmediği, Rabia Naz'a ait bir çorabın kaybolduğu, otopsi işleminde bazı eksikliklerin olduğu (Rabia Naz'a hastane ortamında olunmasına karşın otopsi esnasında röntgen filmi çekilmemesi), Rabia Naz Vatan'a ait kıyafet, çanta, ayakkabı gibi delillerin, gerekli şekilde saklanması, sınıflandırılması ve tutanak altına alınması işlemlerinde hatalar yapıldığı, Eynesil Emniyet yetkililerinin talep ve ısrarına rağmen adli delillerin görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından kriminolojik incelemeye zamanında gönderilmediği, Rabia Naz Vatan'ın olay günü evine gitmek için kullandığı yürüyüş güzergâhı ile olay yeri ve hastane ile ambulans gibi olayın aydınlatılmasına katkı sağlayacak mevki ve vasıtalara ilişkin kamera kayıtlarının zamanında alınmadığı, götürüldüğü hastanedeki çalışanların; yapılan işlemlerin raporlanması, tutanak altına alınması ve delil niteliği taşıyabilecek materyallerin saklanması noktasında gerekli özen ve hassasiyeti göstermediği, hastanede görevli doktorların henüz kesin bir kanıya ulaşmadan olay üzerine tahminlerinden oluşan değerlendirmelerinin müteveffanın yakınları ve diğer ilgili ilgisiz üçüncü kişilerce duyulduğu ve bu duyumlar ekseninde süreci yanlış etkileyebilecek makul veya akıldışı algıların oluşmasına yol açacak yorumların yapıldığı, Sosyal medyada ve basında olaya ilişkin doğru bilgi sahibi olmadan yapılan yorumların soruşturmaya ve halen devam eden tanık beyanı alma sürecine zarar verdiği değerlendirilmiştir."

TRAFİK KAZASI GERÇEKÇİ BULUNMADI
TBMM'de Adli Tıp, emniyet, üniversiteler başta olmak üzere olayı inceleyen tüm kurum ve kuruluşların çalışmaları ile olaya ilişkin fotoğraflar, krokiler ve haritalara yer verilen raporda, iddia edilenin aksine Rabia Naz’ın kemik kırıkları ve yol durumu dikkate alındığında trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği iddiası gerçekçi bulunmadı.

Rabia Naz'ın yaşadığı apartmanın yan tarafından düşme ihtimaline dair olarak da "Vücudunda meydana gelen ve ölümüne neden olan yaralanmaların ikametinin bulunduğu binanın terasından yan tarafta bulunan fındıklık alana düşme sonucu gerçekleşme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirilmektedir" ifadeleri kullanıldı.

İNCELEME KONUSUNDA GEREKLİ ÖZEN GÖSTERİLMEDİ
Öte yandan raporda, olay yerinde inceleme yapan ekiplerin ve savcılığın olayı tüm yönleriyle inceleme konusunda gerekli özeni göstermediği belirtildi. Soruşturma sürecine müdahale edildiği iddialarını destekleyici herhangi bir bulguya rastlanılmadığı da ifade edildi.

MUHALEFET ŞERH DÜŞTÜ
Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştırmak için kurulan TBMM Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı ve TBMM Başkanlığı'na sunduğu rapora CHP ve HDP'li üyeler ise muhalefet şerhi koydu. CHP’li Komisyon Üyesi Sevda Erdan Kılıç ve Necati Tığlı ile Jale Nur Süllü ayrı ayrı şerh düştü. 

CHP Giresun Milletvekili Nihat Tığlı ve İzmir Milletvekili Erdan Kılıç muhalefet şerhinde, komisyonun kamuoyunda çokça tartışılan bir çok şüpheli çocuk ölümünü araştırılmadığı eleştirisine yer verdi.

CHP’li Süllü ise şerhinde, komisyon sürecinde yaşanılanlara ilişkin görüşlerine yer verdi. Taleplerinin dikkate alınmadığına vurgu yapılan şerhte, "Bakanlık yönlendirdi: Muhalefet partisi üyelerine de yer verilmesi taleplerimiz dikkate alınmayarak Başkanlık Divanı’nın tamamı, Adalet ve Kalkınma Partili Üyeler tarafından oluşturulmuştur. TBMM’de grubu bulunan beş siyasi partinin vermiş oldukları önergelerin birleştirilmesi ve uzlaşı ile kurulmuş bir komisyon olarak, Başkanlık Divanı’nın bu uzlaşıyı yansıtacak şekilde kurulmuş olması gerekirdi. Komisyon ile birlikte çalışacak uzmanların seçiminde, bazı kişileri dinleme taleplerimizin gerçekleşmemesi; elde edilmesi gereken bazı belgelerin elde edilememesinde etken olmuş ve çalışmaların Bakanlıkların yönlendirmesi ile yürütülmesine yol açmıştır" tespitinde bulundu.

DİĞER ÇOCUK ÖLÜMLERİ ARAŞTIRILMADI
CHP'li Jale Nur Süllü'nün şerhteki tespitleri şöyle:
"Komisyonumuza yazılı dilekçe ile başvuru yapan diğer şüpheli çocuk ölümlerini sadece taslak rapor ortaya çıktığında gördüğümüzden, bunlarla ilgili bir araştırma ve inceleme yapma fırsatı olmamıştır. Ayrıca yazılı dilekçe, mail ve telefonla komisyon üyelerine başvuran diğer şüpheli çocuk ölümlerine ise hiç zaman ayrılamamıştır."

HSK RAPORU ULAŞTIRILMADI
"Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun soruşturmada görevli yargı mensuplarına ilişkin yürüttüğü inceleme konusunda, komisyonumuza bilgi verilmemiştir. Raporun hazır olduğu ile ilgili duyumlarımız olmasına ve ısrarlı talebimize karşın ulaştırılmamıştır."

DİNLEME TALEPLERİMİZ GERÇEKLEŞMEDİ
"Alper Nalbant, Gürsel Somuncuoğlu, Önder Dede, Emine Cebeci gibi, dosyada ismi oldukça sık geçen bazı tanıkların komisyona gelmeyi reddetmeleri nedeni ile dinlenememelerinin ve komisyon tutanaklarında da görüldüğü üzere Emrullah Çalık, Cevher Küçükal gibi, tanıklar ile Metin Cihan, Canan Çoşkun gibi gazetecileri dinleme taleplerimizin gerçekleşmemesinin, raporda eksiklik olduğu düşünülmektedir."


YORUMLAR

  • 0 Yorum