Oğluna torpil yapan rektörün iddianamesi tamamlandı, görevden el çektirilmesi istendi

İlahiyat Fakültesi Dekanlığı dönemde oğlu Halit Ziya Pakiş’i fakültesine araştırma görevlisi olarak atadığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Hakkarî Üniversitesi Rektörü Ömer Pakiş'in görevden el çektirilmesi istendi.

Oğluna torpil yapan rektörün iddianamesi tamamlandı, görevden el çektirilmesi istendi
23 Eylül 2020 - 14:19 - Güncelleme: 23 Eylül 2020 - 14:26

5 Haziran 2020 tarihli iddianamede, Rektör Pakiş'in oğlunu işe aldırmak için nasıl bir yol izlediği tek tek anlatıldı. Rektör Pakiş'in, “görevini kötüye kullanmaktan dolayı” yargılanması ve görevden el çektirilmesini istedi. Ayrıca, jüri üyelerinin de yargılanması talep edildi.

Sözcü'den Ali Eber Ertürk'ün haberine göre, iddianameye yansıyan torpil şöyle gelişti:

KOMİSYON VE JÜRİYİ KENDİ BELİRLEMİŞ
 Belgeler arasında kendi oğlunun belgelerinin de olmasına karşın görevine devam ederek, Fakülte Yönetim Kurulu'nca belirlenmesi gereken Ön Değerlendirme Komisyonu ve Sınav Jüri üyelerini kendisi belirledi.
Dekan'ın oğlu Halit Ziya Pakiş'in başvuru dilekçesinde el ile “Van” yazıldı ancak başvuru süresinde İlahiyat Fakültesi Sekreterliği'ne verdiği dilekçede il/ilçe adına rastlanmadı. Dilekçesine il/ilçe adı yazmayan başka bir aday ise doğrudan elendi.

OĞLUNUN İSMİNİ ÖNE ÇEKMİŞ
Sınava girmeye hak kazanan 20 kişilik Ön Değerlendirme Tablosu'nda, puanlarına göre 30'uncu sırada olması gereken oğlu Pakiş, 12'nci sırada gösterildi. Prof. Dr. Pakiş, daha ön değerlendirme yapılmadan önce sınava başvuran adayların bütün belgelerini gördü.

ELEME REKTÖRÜN ODASINDA YAPILMIŞ
Sınava katılacak adayların ön değerlendirmeleri Ömer Pakiş'in odasında yapıldı.
Taraf olduğu bir konuda görüş beyan etti.
Sınav jüri üyelerini doğrudan ya da dolaylı olarak baskı altında tuttu.

Rektör Pakiş, 2018 yılında öz konusu iddiaların gündeme gelmesinin ardından şu açıklamada bulunmuştu:
"Sınava eksik evrakla girenleri, sınava almamız söz konusu değil. Bununla ilgili elenen epeyce müracaat sayısı oluyor.Sınava girmesi gereken adayların tamamı sınava girmiyor. Bazı adaylar o sınava girmek için müracaat ediyor ama sınava girmiyor. Yani şöyle diyeyim: Sınava müracaat edenlerin yarısı eksik evrakla, yarısı da sınava katılmıyor. Yani bir sınava 30 kişi müracaat ettiyse aşağı yukarı 6 kişi katılıyor. Şimdi bu sınavda da aynı şey olmuş. Sınava katılıp da kazanmayan veya sınava müracaat edip de, sınava giremeyen hiçbir aday mahkemeye de müracaat etmemiş. Mahkeme kapısı herkese açıktır. Niye bugüne kadar mahkemeye başvurmamışlar? Şimdi 2.5 sene aradan geçmiş, birileri bunu pişirmeye çalışıyor maalesef. Perşembe günü bu konu ile ilgili Hakkari\'de basın toplantısı düzenleyeceğim. Bu haberle ilgili mahkeme sürecini başlatacağız. Haberi yapan gazetedeki bilgiler yanlış. Bu adayların puanları birbirine çok yakın. Ayrıca yazılı sınav yapılıyor. Bu yazılı sınavda hiçbirisi ön değerlendirmede birinci sırada değil."

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • ÖMER
    1 ay önce
    eee inandıkları din böyle emrediyor. önce ailen sonra komşun en son başkaları diyor. ilahiyat, diyanet neresinden tutarsan tut elinde kalıyor.