Anasayfa
  • Gündem
  • Spor
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Medya
  • Teknoloji
  • Kültür-Sanat
  • Sağlık Yaşam Eğitim
  • Ara
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Naci Görür: "Depremi neden gündeme almıyorsunuz? Sizin ekonomik sorunlarınızdan, terörden, sanayiden daha mı az önemli"
Gündem
Yayınlanma: 22 Şubat 2023 - 21:44
Güncelleme: 22 Şubat 2023 - 21:52

Naci Görür: "Depremi neden gündeme almıyorsunuz? Sizin ekonomik sorunlarınızdan, terörden, sanayiden daha mı az önemli"

Naci Görür: "Bu depremden önce, her depremden önce siyasilerden duydunuz mu? İpe sapa gelmez konuları televizyonlarda saatlerce konuşuyoruz ama deprem yok. Biz de o arada cılız sesimizle depremi hatırlatmaya çalışıyoruz. İlla hatırlamak için 70-80 bin inanın mı ölmesi lazımdı."

Gündem
22 Şubat 2023 - 21:44
Güncelleme: 22 Şubat 2023 - 21:52
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Naci Görür:
Prof. Dr. Naci Görür, deprem konusunda defalarca uyarıda bulunduklarını belirterek, “Üstelik de bu deprem, ‘geliyorum’ diye bağıran bir depremdi. Depremin kendisi ‘geliyorum’ diyordu zaten. Deprem olduktan sonra değil, deprem olmadan önce zarar azaltma sistemine geçmemiz lazım” dedi. Hükümete “Depremi neden gündeme almıyorsunuz? Sizin ekonomik sorunlarınızdan, terörden, sanayiden daha mı az önemli” diye soran Görür, deprem olduktan sonra yapılanları ise “yara sarma edebiyatı” olarak nitelendirdi.

Yerbilimci Naci Görür, Kahramanmaraş merkezli depremlerinden ardından, bugün İzmir’de Türkiye Odalar Borsalar Birliği’ne (TOBB) bağlı odaların ortak meclis toplantısına katılarak depremle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İZTO Meclis Salonu’nda toplantıda konuşan Görür, şunları söyledi:

“Şu anda 60-70 bin kişi göçük altında. Binlerce insanımız acı çekiyor. Biz neyi konuşabiliriz? Onu, doğrusu pek anlayamıyorum. Acaba bütün millet, yöneticiler olarak konuşmalı mıyız, utanmalıyı mıyız, ne yapmalıyız gerçekten bilmiyorum. Bizim ülkemizde depreme karşı bilinmeyen, söylenmeyen, kendi kendimize itiraf edemediğimiz hem halk olarak hem yönetim olarak bir strateji var. O da depremi konuşmamak. Sanki tabu. ‘Ay konuşmayın, korkuyorum. Nereden çıktı şimdi bu konu. Duymayalım, konuşmayalım, huzurumuz kaçmasın.’ Bu strateji maalesef bu ülkenin yöneticilerinde de var uzun zamandan beridir. Depremi konuşmayın, hele bir konuşmayın. Deprem gelmeden önce gündeme gelmez, olduktan sonra çizmelerimizi çeker sahaya ineriz. ‘Türk hükümetleri büyüktür, sizi aç susuz bırakmaz, her şeyi yaparız, karnınızı doyururuz, geçici konutlar, sürekli konutlar yapar yara sararız’ deniyor. Bu strateji, yara sarma edebiyatıdır. Bu strateji, çağ dışı bir stratejidir. İnsanlığa önem vermeyen anlayışın geliştirdiği strateji. ‘Deprem bizim elimizde değil, ne yapalım’ deyip, olduktan sonra gücümüzü gösteririz. Halbuki bilgi toplanmalı. Bilimin ışığı altında yürüyen toplumlarda böyle bir strateji yok. Bu strateji, Nasreddin Hoca’nın yaptığı gibi, yani testiyi suya götüreni ilk önce tokatlıyor, kırılıp su döküldükten sonra bir anlamı yok zaten. Çağdaş dünya bunu nasıl beceriyor? Deprem gelmeden, insanlar ölmeden, afet her tarafı kasıp kavurmadan önce gerekeni yapıyorlar. Yurt dışında bu boyuttaki depremlerde 5-6 kişi ölüyor, o da tesadüfen. Utanıyorum söylemeye ama 42 bin vefat gözüküyor ama, inşallah yanılırım ama çok daha fazla olacak. Bu insanlarımızı kaybettik.

"DEPREM, ‘GELİYORUM’ DİYE BAĞIRAN BİR DEPREMDİ"

Üstelik de bu deprem, ‘’geliyorum diye bağıran bir depremdi. Depremin kendisi ‘geliyorum’ diyordu zaten. 25-26 Ocak’ta dediğimi unutmuyorum; ‘Maraş’a dikkat edin, bundan sonra büyük depremleri orada bekliyoruz’, sene 2020. Depremin büyüklüğünü bile söylüyorduk, ‘Minimum 7,5’. Niye? Çünkü en son deprem orada 1512 yılında olmuş, tarihi kayıtlar var. Her yerde ‘Maraş’a dikkat’ dedik, yazdık, söyledik, derken bir gece kalktık ki Maraş’a deprem geldiğini gördük. Anladık ki pek de bir şey yapılmamış o söylemlere rağmen. Eğer yapılsaydı Diyarbakır, Adıyaman, Kilis, Hatay böyle olmazdı.

"DEPREMDEN DAHA GERÇEK NE VAR"

Konu, ne götürdüğümüz, nasıl desteklediğimiz değil. Niye bu depremin zararlarını azaltamadık, onu konuşalım. İlk kez Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu hükümet, bu strateji, düşünceyi değiştirmeye kalktı. Dedi ki ‘Biz, deprem olduktan sonra değil, deprem olmadan önce zarar azaltma sistemine geçmemiz lazım’ dedi. Cumhurbaşkanı söyledi. Ben, bundan çok umutlandım. 2010 yılıydı. İlk kez umutlandım. Arkadaşlar, siz neden depremi hiç gündeme almıyorsunuz? Sizin ekonomik sorunlarınızdan, terörden, sanayiden daha mı az önemli? Bana bir parametre söyleyin ki depremin önüne geçsin. Depremden daha gerçek ne var bu ülkede? En temel sorun deprem, hiç değişmez. Her gündüz güneşin doğacağı gibi, deprem. Peki biz hiç tartıştık mı depremi? Bu depremden önce, her depremden önce siyasilerden duydunuz mu? İpe sapa gelmez konuları televizyonlarda saatlerce konuşuyoruz ama deprem yok. Biz de o arada cılız sesimizle depremi hatırlatmaya çalışıyoruz. İlla hatırlamak için 70-80 bin inanın mı ölmesi lazımdı.

"DİRENÇLİ YERLEŞİM YERLERİ, DİRENÇLİ KENTLER YAPMALIYIZ"

İşten, güçten, hukuktan öte bir şey yapmak lazım. Millet olarak kendi hükümetimize, devletimize sahip çıkma zamanı. Demokratik anlamda artık el koyma zamanı. Sorunlara millet olarak bizim el koyma zamanımızdır. Bunu elbet yapabiliriz. Depremde ölmemek için, zararı minimize etmek için dirençli yerleşim yerleri, dirençli kentler yapmalıyız. Türkiye, yaşadığımız yerleşim alanları deprem dirençli olursa sorun yok, deprem olsun, aynı Amerika’daki gibi, Japonya’daki gibi. Bir aile, evine girdiği zaman olası depremde üst katın başlarına çöküp kendilerini ezmeyeceğine emin olursa evinde rahat eder.”

Naci Görür: "İpe sapa gelmez konuları televizyonlarda saatlerce konuşuyoruz ama deprem yok. Biz de o arada cılız sesimizle depremi hatırlatmaya çalışıyoruz. İlla hatırlamak için 70-80 bin inanın mı ölmesi lazımdı."

— Aykırı (@aykiricomtr) February 22, 2023
"İZMİR'DEN KUŞKULUYUZ"

İzmir'den kuşkumuz var. Bunu dediğimizde, ‘Hemen yarın deprem olacak, eve girmeyin' demiyoruz. İzmir'den endişemiz var. Neden? Canlı faylar var. Canlı fay demek, günün birinde tekerrür periyodu doğduğunda harekete geçip deprem üretebilir.

Bu faylar özellikle çevrede olan faylarla tetiklenebilir, stresleri artmış olabilir. Daha önce Sisam'da olan depremde, bu fayların önemli bir kısmı yüklendi. Kendileri zaten bir stres, zaman geçtikçe yüklüyorlar. Bir de çevredeki depremlerden stres geldiği zaman yükleniyorlar.

"BUGÜN OLMAZSA YARIN"

Artık fay-deprem tartışmasını bırakalım, İzmir gerçek anlamıyla deprem kenti. Çok az kentte bu kadar az aktif fay sistemi var, bunlar bugün olmazsa yarın, elbet deprem yaratacak.

O zaman üzüleceğiz. Sisam depreminde 70-80 kilometre mesafede 117 kişi öldü. Burayı deprem dirençli yapmak lazım.

“MİKRO BÖLGELEME ÇALIŞMASI YAPMAK ÖNEMLİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentte gerçekleştirilen mikro bölgeleme çalışması çok doğru bir iş. Bu çalışmadan sonra, onun ışığı altında İzmir deprem dirençli hale getirilmelidir. Mikro bölgeleme çalışması demek bir kentin doğasını bütün ayrıntılarıyla bilip, yönetimle doğa verilerini iç içe geçirip kenti öyle yönetmektedir.

İzmir'in doğasını, jeolojisini, jeofiziğini, topografyasını bilmezseniz o kenti yönetemez, mekan planlamasını yapamazsınız. Bu mikro bölgeleme çalışmasını yapmadan, ‘Hangi faylar var, deprem üretme periyodu ve kapasitesi nedir, yineleme periyodu nedir, üretirse nereleri nasıl etkiler', bunları bilemezsiniz. Bu ayrıntıları bilmeden kenti planlayamazsınız.

"PARASI OLMAYANA DEVLET EL ATSIN VEYA BELEDİYE BEDAVA YAPSIN"

İzmir'de yapılacak iş belli. Mikro bölgeleme çalışmasından sonra evlerinizi muayene ettirin.1999 sonrasındaki yeni yönetmeliklere göre, kaçak olmadan, doğru mühendislik hizmeti almış, zemin etütleri yapılmışsa, o binalar çökmez, sizi öldürmez, depremde içinden sağ çıkmasına müsaade eder.

İzmir'deki belediyeyi zorlayın, üniversiteleri halk olarak zorlayın, evlerini muayene ettirin. Parası olmayana da devlet el atsın veya belediye bedava yapsın.

"AFET BAKANLIĞI KURULSUN"

Muayene ettirirseniz evinizin depremdeki davranışlarını görebilirsiniz, Güçlendirmeyle zafiyet gideriliyorsa güçlendirme yaptırın, eğer olmuyorsa deprem odaklı kentsel dönüşüme girmek için hükümeti zorlayın, talep edin.

Az yol, az baraj yapsınlar ama önce insanların can güvenliğini sağlasınlar. Afet bakanlığı kurulsun, bu işler yapılsın.

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
YENİ Parti Sözcüsü duyurdu: Büyük kurultay ne zaman yapılacak?
YENİ Parti Sözcüsü duyurdu: Büyük kurultay ne zaman yapılacak?
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve 19 şüpheli tutuklandı
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve 19 şüpheli tutuklandı
Bolu'daki yangın faciasında kritik karar: Soruşturma izni ikinci kez kaldırıldı
Bolu'daki yangın faciasında kritik karar: Soruşturma izni ikinci kez kaldırıldı
Ahbap soruşturması: Oğuzhan Uğur'un savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı
Ahbap soruşturması: Oğuzhan Uğur'un savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı
Son Haberler
CHP'li eski vekil 264 kişi partiden istifa etti, isim listedi
CHP'li eski vekil 264 kişi partiden istifa etti, isim listedi
Yeni Parti sonrası Kılıçdaroğlu'ndan ilk mesaj: 'Çok şükür...'
Yeni Parti sonrası Kılıçdaroğlu'ndan ilk mesaj: 'Çok şükür...'
Dilan Polat'a yeni soruşturma!
Dilan Polat'a yeni soruşturma!
Bölgesel asgari ücret iddiası: Türk-İş'ten açıklama
Bölgesel asgari ücret iddiası: Türk-İş'ten açıklama
YENİ Parti Sözcüsü duyurdu: Büyük kurultay ne zaman yapılacak?
YENİ Parti Sözcüsü duyurdu: Büyük kurultay ne zaman yapılacak?
Kemal Kılıçdaroğlu, depremden etkilenen vatandaşlar için bir maaşını daha bağışladığını açıkladı
Kemal Kılıçdaroğlu, depremden etkilenen vatandaşlar için bir maaşını daha bağışladığını açıkladı

Ana Sayfa
Gündem
Spor
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Medya
Teknoloji
Kültür-Sanat
Sağlık
Yaşam
Eğitim
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Nöbetci Eczaneler
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Medya
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.