Medya, kadın cinayetlerini ve şiddeti meşru gösteriyor!

Türk medyasında kadına şiddet ve cinayet haberlerinde yanlış bir dil kullanılıyor. Bu durum kadına karşı yapılan şiddeti ve cinayetleri meşru, faili ise haklı gösteriyor. Yapılan araştırmalara göre, her 10 kadından 4'ü duygusal şiddet ve istismara maruz kalıyor. Tık almak için atılan başlıkların, kadınların karşı karşıya kaldığı bu mağduriyeti anlatmak yerine, magazinsel ya da merak uyandıran bir şeymiş gibi sunulduğu belirtiliyor.

Medya, kadın cinayetlerini ve şiddeti meşru gösteriyor!
06 Kasım 2021 - 12:34 - Güncelleme: 06 Kasım 2021 - 16:30
GÜLDESTE DEMİRTAŞ / AYKIRI

Türkiye, 2019 yılında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) verilerine göre, kadına yönelik şiddette dünyada birinci sırada yer alıyor. Geçtiğimiz son on yıla bakacak olursak Türkiye’nin ilk on ülke içerisindeki yerini koruduğu görülüyor. Medyanın, kadın cinayetlerini ve şiddetini, kullandığı yanlış haber diliyle üstü örtük bir şekilde faili haklı göstererek meşrulaştırdığı belirtiliyor. Medyada yayınlanan haberleri inceleyen uzmanlar, farklı yayın politikasına sahip birçok haber mecrasının benzer açılardan yanlış bir haber dili kullandığını söylüyor.

TÜRKİYE'DE 10 KADINDAN 4'Ü ŞİDDETE MARUZ KALIYOR
Hacettepe Üniversitesi Sosyal Araştırma Yöntemleri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İlknur Yüksel Kaptanoğlu’nun yaptığı araştırmaya göre, kadınlar en çok birlikte oldukları eş veya erkekler tarafından cinsel, duygusal veya fiziksel şiddete uğruyor. Bu kapsamda her 10 kadından 4'ü duygusal şiddet ve istismara maruz kalıyor. Ayrıca araştırmada yaklaşık her 10 kadından 4'ünün de fiziksel şiddet mağduru olduğu belirtiliyor.

PINAR GÜLTEKİN CİNAYETİNDE FAİL HAKLI GÖSTERİLİYOR
Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Tuba Livberber ve Doç. Dr. Murad Karaduman’ın yaptıkları başka bir araştırmaya göre, cinayetle hayattan koparılıp günlerce bedenine ulaşılamayan Pınar Gültekin ile ilgili haberlerde yanlış bir dil kullanıldığı ortaya koyuluyor.

Eski sevgili, evli ve çocuklu bir adamla sevgili olma, bir süre önce terk etme gibi kullanılan etiketlerle cinayetin nedeninin kadının özel hayatında arandığının belirtildiği araştırmada, cinayete ilişkin verilen detaylı bilgilerle durumun topluma kanıksatıldığı ve bu bilgilerle olası fail kişilere yol gösterilerek, görsellerle şiddetin pornografik şekilde sunulduğu vurgulanıyor.

"KADININ HAYATINA DAİR GEREKSİZ BİLGİ VERİLİYOR"
Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği’nde kadın hakları üzerine çalışmalar yapan İrem Gerkuş, kadın cinayeti ve şiddeti haberlerinde failin hayatına dair bir bilgi verilmezken kadına dair ne giydiğinden saat kaçta orada olduğuna kadar birçok detaylı bilginin verilerek, cinayet ve şiddetin kadının alkol kullanmış olması, adamın arabasına binmesi, giydiği kıyafet, iş görüşmesine gitmiş olması gibi nedenlerden dolayı gerçekleşmiş gibi gösterildiğini vurguluyor.

ŞİDDET VE CİNAYETLER MAGAZİN MALZEMESİ YAPILIYOR
İrem Gerkuş, kadına şiddet ve cinayet haberlerinin magazinel bir şekilde verildiğini belirterek konuşmasına şöyle devam ediyor:

“Bu magazinel dile şöyle örnek verebilirim: İş görüşmesi diye gitti başka bir şey çıktı, garip intihar vs. gibi tık almak için atılan başlıklar. Bu şekilde sanki haber bir kadının katledilmesi üzerine değil de magazinel, merak uyandıran bir şeymiş gibi gösterilip cinsiyetçi bir dille yazılıyor. Erkeğin yüzünün bulanıklaştırılıp öne konduğu, failin ve kadının resimlerinin yan yana konduğu görsellerin değişmesi gerekiyor. Failin ve kadının resminin yan yana gelmemesi gerekiyor çünkü orada bir birliktelik, ilişki durumu yok. Ortada bir şiddet, güç ilişkisi var. Bu iki resim photoshoplanmış bir şekilde yan yana olunca magazinel bir haber detayı gibi görünüyor. Bunun olmaması lazım.”

MEDYADA KULLANILAN DİL İNSANLARI ŞİDDETE YÖNLENDİRİYOR
Uzman Klinik Psikolog Zeynep Yılmaz, medyada kullanılan yanlış dil ve yaşanan olayların, bu olaylarla ilgili verilen detaylı bilgilerin, videoların, fotoğrafların şiddet eğilimi yüksek potansiyelli olan bireylerin daha çok şiddete yönelimine katkıda bulunacağının altını çiziyor. Bu durumun gerçekleşme sürecini ise şöyle açıklıyor: “Bu olaylar karşısında kişiler evet, medyadan bir şekilde tepki alabiliyorlar ama hukuksal anlamda tepki almadıklarında ve bu durumun bir cezai boyutu olmadığında kişiler bu eylemleri gerçekleştirmekte hiçbir sınır tanımamaktadırlar. Her ne kadar şiddet ve onu öven inceleyen içerikleri yok saysak da insanın ilkel güdülerinden olan şiddet eğilimi zorlandığında kaba kuvvete başvulur ve bu kişilerdeki dürtü ve arzuyu tetikleyen bir durumdur. Bunun yerine yeni çözüm yollarını koymadığımızda ise bu bireyler şiddeti her zaman uygulayacaktır.”

Tık alabilmek adına atılan başlıklar, sansürlenmeden tüm açıklığıyla verilen görseller kadınların yaşadığı şiddeti meşru kılarken, uzmanlar haberde kullanılan dilin kadının ölmeyi hak ettiği mesajını taşıdığını belirtiyor.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum