Kıbrıs çıkarması ve Kocatepe'yi canlı tanığı anlattı

Kıbrıs Barış Harekatı'na kurmay yüzbaşı olarak katılan Emekli Korgeneral Altay Tokat'tan adadaki çıkarma ve Kocatepe faciasına ilişkin çarpıcı değerlendirmeler geldi.

Kıbrıs çıkarması ve Kocatepe'yi canlı tanığı anlattı
20 Temmuz 2020 - 19:39

AYKIRI / HABER MERKEZİ

20 Temmuz 1974...

Kıbrıs Türk'ünün canını, vatanını kurtarmak için Türk askerleri adaya çıkarmaya yapıyor. Üzerinden geçen 46 yılı o günlerin en yakın tanığı olan Emekli Korgeneral Altay Tokat'tan dinledik.

Tokat, Kurymay yüzbaşı olarak katıldığı harekatta önemli görevler yerine getirirken, Kıbrıs gazisi ünvanını taşımaya devam ediyor.

Tarihe "Kocatepe faciası" olarak geçen, kendi gemimizi vurduğumuz olayın da şahidi olan Tokat, konuyla ilgili Genelkurmay'ın 2 kez "Gemi bize ait değildir" yanıtı verdiğini ifade etti.

İşte Altay Tokat Paşa'nın Aykırı'ya yaptığı o önemli değerlendirme:

KIBRIS TÜRKLERİNİ EĞİTMEK ÇOK AKILLICA BİR HAMLEYDİ

Kıbrıs Türklerini o günkü zor şartlarda organize ettik, eğittik. Onların da desteğiyle Kıbrıs'ta çok büyük bir harekat gerçekleştirdik ve avantaj sağladık. 

Aynı politikayı Suriye ve Irak'ta uygulayamadık.

Irak'taki Türkmenleri, Kıbrıs Türkleri gibi görüp destekleyemedik. Ne yazık ki 2000'li yıllarda Ecevit Hükümeti istediği ve kaynak tahsis ettiği hale milli görev savsaklandı. Bundan dolayı Suriye ve Irak'ta kesin sonuca gidemiyoruz. 

Bu noktada en zor şartlarda Kıbrıs Türklerin'in teşkilatlanma zamanındaki komutanların başarısı ile Irak Türkmenlerinin teşkilatlandırılamamasının yorumunu sizlere bırakıyorum.

TÜRK MÜCAHİTLERİ ÇOK DOĞRU ÖRGÜTLENDİ
Kıbrıs Harekatı'nın başarısında, Yunanistan’ın EOKA teşkilatlanmasına karşılık 1950’lerin sonlarına doğru başlatılan Kıbrıs Türklerinin hazırlanması ve Kıbrıs Türk Mücahit Teşkilatının (TMT) kurulması ve geliştirilmesi ile Londra ve Zürih Antlaşmaları kapsamında 650 personelden oluşan Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayının (KTKA) geniş çaplı katkıları olmuştur.

Bu Alayda Teğmen olarak 1.5 yıl görev yaptım. Bu arada bir hatıramı anlatmak isterim. Londra ve Zürih Antlaşmalarına ait delegasyonların müzakereleri sürerken Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Makarios her gün ve devamlı kendi heyetini telefonla arayarak, “Ne yaparsanız yapın, her türlü ödünü verin ama Türk Askerinin Ada’da konuşlanmasını kabul etmeyin” talimatını defalarca verirmiş…
 
Bir gün Makarios’un yanındakilerden birisi, “Niçin bu konuyu ısrarla tekrarlıyorsunuz?” diye sormuş. Makarios ise “Türk askeri girdiği yerden kolay kolay çıkmaz” şeklinde cevap vermiş.
Basın ve kamuoyunda çok konuşulan KOCATEPE Muhribinin batırılışına değinmek istiyorum

KOCATEPE OLAYI
Bir savaşta savaşan taraflar bir bölge belirler ve bunu ilan ederler. Buraya izinsiz giren her vasıtaya düşman muamelesi yapılır. Savaşan devlet, askerî harekâtı sevk edecek Komutanlığı tayin eder. Kıbrıs çıkarmasında Bu Komutanlığın adı Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı idi. Birinci harekatta Adana’da, İkinci Harekatta Kıbrıs’ta görevini yürüttü.

Bu Komutanlık emrine Kara birlikleri, gemiler ve uçaklar verildi.

Üç Kuvvetin unsurlarının koordinasyonu ve faaliyetlerini yürütmek amacıyla üç Kuvvet Ttmsilcilerinden oluşan bir birim kurulur.

Kocatepe’nin vurulması sırasında o birimde bende bulunuyordum.

Bizim uçaklar yasak bölgede gemi görmüşler ama bizim olabilir diye ateş etmemişler. Görevden dönen ve iniş yapan pilotlar anında rapor verir.

Pilotların raporu yani pilotların endişeleri Komuta Merkezine bildirilince Komutan, Deniz
temsilcisi amirale 'Genelkurmay’a sor' dedi. Amiral hemen telefonla irtibat kurdu ve Genelkurmay’daki Denizci görevliye pilotların şüphelendiği yerde gemimizin olup olmadığını sordu.

Genelkurmaydan orada gemimizin olmadığı bildirildi.
Buna rağmen Pilotlar geminin bizim olabileceğinde ısrar ettiler. Bunun üzerine ikinci kez Genelkurmay’dan soruldu. Genelkurmay ikinci kez 'O bölgede gemimiz yok' deyince Komutan vur emrini verdi ve olan oldu.
Savaşta bu tür karışıklıklar ve hatalar olabiliyor.

DÜNYANIN HAYRANLIK DUYDUĞU BÜYÜK BİR ZAFER
Kıbrıs Adası, Anadolu’nun güvenliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası ile Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin korunması, Kıbrıslı soydaşlarımızın özgürce yaşamaları, Akdeniz’deki deniz ulaşımındaki rolü, Süveyş Kanalı’nın kuzeyden kontrolü, Yunanistan’ın Helenizm Milli projesinin durdurulması noktalarından Türkiye için hayati önem taşıyan stratejik bir adadır.

Tarihte de böyle olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Bu özelliklerinden ve gerekliliklerden dolayı Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Adasından vazgeçemez. Jeopolitik bunu dikte etmektedir.
 
Yunanistan 15 Temmuz 1974 faşist bir darbe ama ENOSİS ilan etmesine fırsat verilmeden 20 Temmuz 1974’de Birinci Kıbrıs Barış Harekâtı başlatıldı ve 16 Ağustos 1974’de İkinci Kıbrıs Barış Harekatıyla Büyük bir Zafer gerçekleşti. Coğrafi hedeflerin ele geçirilmesinin yanında Dünyaya Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü, caydırıcılığı ve büyüklüğü gösterilmiştir.
 
Ben de Kurmay Yüzbaşı olarak Birinci Harekata Adana’daki, ikinci harekata Kıbrıs’taki Türk Barış Kuvvetleri Karargahı’nda Plan Harekât Subayı olarak katıldım ve Kıbrıs Gazisi oldum. Onurluyum ve mutluyum.


YORUMLAR

  • 0 Yorum