Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a sert sözler: Ne aldatılması! Sen çocuk musun?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hafta sonu yapılacak olan 37. Olağan Kurultay öncesi partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, kadına yönelik şiddet konusunda herkesin duyarlı olması gerektiğini belirterek kadın örgütü temsilcilerinin 5 talebini iletti.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a sert sözler: Ne aldatılması! Sen çocuk musun?
21 Temmuz 2020 - 14:07

Hafta sonu gerçekleştirilecek olan 37. Olağan Kurultay öncesinde partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kadına yönelik şiddet konusunda herkesin duyarlı olması gerektiğini belirterek kadın örgütü temsilcilerinin 5 talebini illeterek, "Şiddeti önlemeye yönelik İstanbul Sözleşmesini kaldırmaya yönelik girişimden vazgeçin" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gülen yapılanmasıyla ilgili  "FETÖ'nün bizim zamanımızda büyüdüğü iddiasını ben reddetmem. Bunlar büyük bir ihanet şebekesi içerisindeymiş. Aldatıldık" sözlerine değindi. Kılıçdaroğlu, "Erdoğan, 'Aldatıldık' diyor. Ne aldatılması! Sen çocuk musun?" sözleriyle sert tepki gösterdi.

Ayrıca Kılıçdaroğlu, Antalya Serik'teki rüşvet olayları ile ilgili partisinin verdiği önergenin AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedilmesine değinerek, "Bu vekillerin iradesi yoktur. Bunlar Saray’ın talimatıyla hareket ediyorlar. Milliyetçi dediğiniz insan kul hakkı yemeyendir. Milliyetçi insan rüşvete karşı mücadele eder. AKP ve MHP’li vekillerin bağımsız iradeleri söz konusu değildir." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:
KIBRIS BARIŞ HAREKATI
Kıbrıs Barış Harekatı’nın 46. Yılı… Dolayısıyla, 46 yılda kimsenin burnu kanamadı. Bu harekata karar alan rahmetli Bülent Ecevit’i, Rahmetli Necmettin Erbakan’ı, rahmetli Fazlı Küçük’ü ve Rauf Denktaş’ı rahmetle anıyorum. Biz KKTC’nin bağımısız bir devlet olarak dünya tarafından tanınmasını istiyoruz. Ecevit’i bir kenara bırakıyorum. 

"33 ASKERİN KANI YERDEDİR"
Bugün Ege adalarının önüne gelip silahlarla gösteri yapanlara ses çıkarmayanlar bizim milliyetçiliğimizi sorgulayamazlar. İdlib’te 33 askerimiz şehit oldu. Hesabı soruldu mu? Onların durumu sorgulanacağına koşa koşa gidip Putin’in önünde esas duruşa geçtiler. 33 askerin kanı yerdedir.

ONLAR BİZİM MİLLİYETÇİLİĞİMİZİ SORGULAYAMAZ
Vatan toprağını parselleyenler, 250 bin dolara vatandaşlık satanlar bizim milliyetçiliğimizi sorgulayamazlar. Tank palet fabrikasını yabancıya peşkeş çekip, vatan toprağını terk edenler, Süleyman Şah türbesini kaçıranlar bizim milliyetçiliğimizi sorgulayamazlar. Egemen güçlerin Ortadoğu’da taşeronluğuna soyunanlar bizim milliyetçiliğimizi sorgulayamazlar. Bizim milliyetçiliğimizde 83 milyonun kucaklanması vardır. Bayrağa saygı, vatanın bütünlüğüne saygı vardır. Nokta. Bizim milliyetçiliğimiz budur.

BİAT ETMEYENLERİ SELAMLIYORUM
24 Temmuz Basın Bayramı aslında ama Türkiye’de bir basın bayramı havası yok. Gerçekleri yazan, kalemini satmayan, Saray’a itaat etmeyen gazeteciler cezaevinde. Doğruları yazan, kalemini satmayan bütün gazetecilere şükran borçluyuz. Barış Pehlivan’ı Murat Ağırel’i, Hülya Kılınç’ı ve Müyesser Yıldız’ı selamlıyorum. Onlar kalemlerini satmazlar. Bütün cesur gazetecileri selamlıyorum.

SINIRLAR YOL GEÇEN HANI
Van Gölü’nde 59 kişi yaşamını yitirdi. Eğer sınırlarımız yol geçen hanına döndüyse iktidarın bunu sorgulaması lazım. 59 kişi ülkemize nasıl girdi? Para vererek ülkemize binlerce insan girip çıkıyor. Parayla geçiyorlar. Bu paralardan kimler nemalanıyor?

RİZE'DEKİ SEL FELAKETİ
Felaketi yaşadığımızı söylemiştim birçok bölgede. Vekil arakadaşlarımıza gidin o bölgedeki insanların sorunlarıyla ilgilenin demiştim. Rize Köprübaşı köyünde de böyle bir felaket yaşanmıştı. Felaketin ardından sadece CHP’li vekiller gitti. Devletin yetkilileri gitmedi. Havva Tüysüz enkaz altında kaldı. Yardım tam 10 saat sonra geldi. İnsanlar 10 saatte dünya turu atıyor. Nasıl oluyor da ulaşamıyorsunuz? Havva Tüysüz iç kanamadan hayatını kaybetti. Sorumlusu kim? Ambulans uçaklarımız, helikopterlerimiz var, doğru. İnsana ulaşmıyorsa, insan hayatını kurtarmıyorsa ambulansın ne değeri, uçağın, helikopterin ne değeri var?"

ERDOĞAN MEYDAN OKUMUYOR, TALİMAT ALIYOR
Çiftçinin 176 milyar lira Saray’dan alacağı var. Üretici kardeşimiz, milletvekillerimize anlatmış. “Erdoğan’a dünyaya meydan okuyorsun bir şirkete söz geçiremiyorsun” diyor. Çiftçi kardeşlerime sesleniyorum. Erdoğan dünya liderlerine meydan okuyan değil talimat alandır.

FINDIK FİYATI 25 LİRANIN ALTINDA OLAMAZ
Fındıktan söz etmiştim. Toprak Mahsülleri Ofisi geçen yıl fındığı 16.5-17 liradan satın alıyor. Bu yıl fındık satacağım diye ilan veriyor. 20 ton fındığı 24 liradan satacağım diyor. Kara geçiyor. Talep 420 ton. 20 ton satacak, 420 tonluk talep geliyor. Tarım Bakanı açıklamalar yaptı, hepsi hikaye. Fındığa verilecek fiyat 25 liranın altında olamaz. Bahçe aynı bahçe, üretici aynı üretici nasıl oluyor da bu konu her yıl tartışılıyor. Maliyet belli alacağın para belli değil. Çiftçi de üretici de bir yıl önceden kaç lira gelir elde edeceğini bilecek. Fındık üreticisi de Karadeniz'de beklesin. Üretici nasıl kazanır görecek, nasıl kar edilir görecek. Yabancı firmanın egemenliği altına girmeyecek, bunu da görecek. Ne zaman? Halkın iktidarında görecek. 

PINAR GÜLTEKİN'İN ÖLDÜRÜLMESİ
Genç bir kızımız kaybolmuştu. Pınar Gültekin maalesef öldürülerek hayatına son verildi. Kadına yönelik şiddet giderek tırmanıyor. Bu konuda kadın-erkek, yaşlı-genç hepimizin duyarlı olması lazım. Yeri geldiğinde en güzel sözleri söylüyoruz ama lafla. Sormak gerekiyor, araştırmak gerekiyor, iktidarın yapması gerekiyor, kadına yönelik şiddet neden artıyor? 

ŞİDDETLE MÜCADELE ÖNERİLERİ 
306 kadın örgütünün temsilcileriyle bir toplantı yaptık. Bana en önemli talebinizi iletin dedim, söz veriyorum dile getireceğim dedim. Beş acil talebi sizlerin bilgisine sunuyorum.
1- Kadın erkek eşitliğini kabul edin.
2- Kadınların hayatın her alanında eşit temsiline yönelik somut adımlar atın.
3- Şiddeti önlemeye yönelik İstanbul Sözleşmesini kaldırmaya yönelik girişimden vazgeçin.
4- Her mahalleye kreşler açın.
5. Kadınların kazanılmış haklarını elinden alan uygulamalardan vazgeçin, kadının ev içi emeğinden doğan miras hakkına yönelik engellemelerden vazgeçin.

RÜŞVETİ ARAŞTIRMAYA HAYIR DEDİLER
Milletin vekili milletin hakkını ve hukukunu savunur. Seçildiği bölgenin değil Türkiye’nin milletvekilidir. Haksızlığı, hukuksuzluğu TBMM kabul etmez. Saygın meclis diyoruz. Beni derinden yaralan bir şeyi geçen hafta yaşadık. Grup Başkanvekillerimiz Serik’teki 500 bin liralık rüşvetin araştırılması için önerge verdi. AKP’li ve MHP’li vekiller hayır oyu verdiler. Haksızlık ve hukuksuzluğa ortak oldular. Bunlar bu milleti temsil edemezler. Bu milletin rüşvete ve kul hakkı yiyenlere karşı bir duruşu vardı. Bu vekillerin iradesi yoktur. Bunlar Saray’ın talimatıyla hareket ediyorlar. Milliyetçi dediğiniz insan kul hakkı yemeyendir. Milliyetçi insan rüşvete karşı mücadele eder. AKP ve MHP’li vekillerin bağımsız iradeleri söz konusu değildir. 

"NE ALDATILMASI! SEN ÇOCUK MUSUN?"
Erdoğan, 'Aldatıldık' diyor. Ne aldatılması! Sen çocuk musun? Devletin en tepesindeki kişi aldatılma kapasitesine sahipse o koltukta oturmaması lazım. Bir terör örgütünün en tepesindeki kişi seni aldatma kapasitesine sahipse senin o koltukta oturmaman gerekli! Darbe gecesi 251 kişi öldürülürken sen Marmaris'te saklanmış, 'Beni kandırdılar' diyordun. Seni kandırmadılar, bir ipte iki cambaz oynamaz dediler.

"50 BİN DOLARLIK ÇANTAYLA GEZENLER..."
Herkes işsizim diyor. Her alandan işsiz var ülkede. Türkiye’nin en temel sorunlarından biri işsizlik. Pandemi süreciyle ilgili bir kısım önlemler aldılar. En fazla mağduriyeti esnaflar yaşadı. Ücretsiz izni bir yıl süreyle uzattılar. Buna aylık 1168 verecekler. 1168 lirayala çocuğunu geçindir diyecek. Günlük 39 lira yapıyor. AKP ve MHP’ye oy veren bütün vatandaşlara sormak isterim: 1168 lirayala ev kirası mı, su parası mı, çocuğun okul masrafını mı ödeyecek? Bunlarda vicdan da yok. Bari asgari ücret verin. 50 bin dolarlık çantayla gezenler, hava atanlar, dönüp vatandaşa diyor ki sana bir yıl ücretsiz izin veriyorum, sana 1168 lira veriyorum kral gibi yaşa. Sendikalar niye sesiniz çıkmıyor? Sendika başkanları da günlük 39 lira alsınlar.

TÜRKİYE'NİN PARASI TEFECİLERE GİDİYOR
AKP’li bir vatandaş çocuğumu gezdiremiyorum niye yaşayayım dedi. Artık orta sınıf yok sadece zengin ve fakir var. 5 bin lira ile geçinen biri ücretsiz izine çıktığında 1168 lirayla geçinmek zorunda kalacak. Ben ücretiz izne çıkarılar yaklaşık 1 milyon 100 bin vatandaşlara seslenmek isterim. Sen aynı zamanda yaptığın her alışveriş için vergi ödeyeceksin. Kendine şu soruyu soracaksın. Hani Türkiye zengindi? 4 maaş alan var. Neden ben 1168 liraya mahkum ediliyorum. Para var, nereye gidiyor? Londra’daki tefecilere gidiyor. 

15 TEMMUZ PARALARI
15 Temmuz gazileriyle ilgili bir sürü laflar söyledik toplanan paraların akıbetini. Onlar bile unuttu ama biz unutmadık. Geçen hafta gazi sayılmayan Rıfat Kayra’yı anlatmıştım. Binali Yıldırım 16 Ağustos 2016’da o meydana inenler tırnağı bile yaralansa gazilik hakkından yararlanacak demişti. Yalan söylemekte bunların eline kimse su dökemez. Bu kadar yalanı nasıl rahat söylüyorlar emin olun bilemiyorum. O yalanları herkes unutur, biz unutmayız. Unutuyorsan biz hatırlatacağız. Biz bunları söyleyince Erdoğan’ın çok ağrına gitti. 15 Temmuzla ilgili tören yapılırken gazileri anmadılar. Polis toparladı, hepsini gözaltına aldı. Erdoğan şehit ailelerini topladı. "Ortaya attığı safsatalarla şehit ve gazi ailelerin zihnini bulandırmaya çalışıyor" dedi. Ne zihin bulandırması? 15 Temmuz şehit yakınları ve gazilerin ihtiyaçları için 340 milyon civarında yardım toplandı. Bu yardımı vatandaş verdi. İki sefer biner lira verdik dedin. Sen bunlara sadaka mı veriyorsun. Bir de kalkıp utanmadan bizi eleştiriyorsun. "Sizlerden şehit nedir bilmeyen kifayetizlere kulak asmamanızı rica ediyoruz" dedi. Yani "Kılıçdaroğlu’na kulak asmayın" diyor. Şehitlik ayrı bir olaydır. Elinde bayrakla tankın altında kalan demokrasi şehididir. Sen neredeydin? Şehitliği de parayla verebileceğimizi düşünüyor galiba. 

EL KOYDUN O PARALARA
Hiçbir şehit ailesi bu unvanı taşımakta zorlanmaz. Arkadaş, para topladın, bu parayı şehit yakınları ve gazilere neden ödemiyorsun? Bu paraya el koydun, ben bunu da biliyorum. Şehit yakınları ve gazileri o kadar çok istismar etti ki. Hangi derneğe verdin 250 bin doları? Tık yok. Çiftçinin, esnafın, şiddete uğrayan kadının halinden anlamaz; vatan millet Sakarya edebiyatı yapar. Size cehennem bile lüks gelecek. Siz şehidin parasına nasıl el koyarsınız? 15 Temmuz gecesi Harp Okulu öğrencilerini dışarı çıkarıp darbeci diye müebbet hapse attılar. Bir öğrenci Genelkurmay Başkanına mı talimat verir? Harp Okulu 19 yaşındaki Furkan Çetinkaya’nın annesi adalet istiyor. Anne, 7 kişilik koğuşlarda 45 kişi kalıyorlar 28 kişilik yemek veriyorlar diyor. Bunları söylerken polisler çevirip gözaltına alıyorlar, sonra hapse atıyorlar. Bu annenin hakını CHP soruyor. Bu kadınıBu kadını tanımam ama bu öğrencilerin haksız yere hapiste olduklarını biliyorum. 

 


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum