Hayvancılıkta korkutan tablo: Yerli sığır yok oluyor

Türkiye'de tarımla birlikte hayvancılıkta yok olmak üzere. 21 yıl önce yüzde 39.2 olan yerli ırk sığır oranı yüzde 8.9’a kadar düştü. İthal edilen sığırlar ise Türkiye şartlarına uyum sağlamakta zorlandıkları için hastalıktan ölüyor. İşte detaylar...

Hayvancılıkta korkutan tablo: Yerli sığır yok oluyor
02 Ocak 2022 - 13:48 - Güncelleme: 02 Ocak 2022 - 14:09


Türkiye, hayvancılıkta korkutan bir tabloyla karşı karşıya. Kırmızı et ve sütün yüzde 90’unu karşılayan büyükbaş hayvan içindeki yerli sığır oranı yok olmak üzere.

2000’de büyükbaş hayvanların yüzde 40’a yakını yerli sığır iken bugün sadece yüzde 8.9’u yerli ırk büyükbaş hayvanlardan oluşuyor. İthal edilen büyükbaş hayvanlar ülkemiz coğrafi koşullarına uyum sağlayamadığı için hastalıktan ölüyor.

Sözcü'den Veli Toprak'ın haberine göre Sayıştay, yerli sığır ırkları ile uygun kültür ırkı sığırlar arasında melezleme çalışması yapılmasını önerdi. Tigem'e bağlı Karacabey tesislerinde yürütülen melezleme çalışması elde edilen Karacabey Mantofonu'nun yeniden gündeme getirilmesi istendi.

BÜYÜK DÜŞÜŞ
Sayıştay'ın TİGEM'e ilişkin hazırladığı denetim raporunda, yerli sığır sorununa dikkat çekildi. Raporda, büyükbaş hayvancılıkla ilgili şu değerlendirme yapıldı:

“Ülkemizde 2000’de 10,8 milyon olan sığır varlığı 2019 sonu itibariyle 17,7 milyona yükselmiştir. 2000’de toplam sığır varlığının yüzde 16,7'sini oluşturan saf kültür ırkının oranı 2019’da yüzde 48,4'e yükselirken, aynı dönemde kültür melezi olan sığırların oranı yüzde 44,1'den yüzde 42,7'ye; yerli ırk olan sığırların oranı ise yüzde 39,2'den yüzde 8,9'a düşmüştür."

“Uzun yıllardır bu coğrafyada yaşayan ve bölgenin gerek iklim gerekse hastalıklarına karşı direnç geliştirmiş olan yerli sığır ırkları yok olma tehlikesi ile yüz yüze kalmıştır” denilen raporda, “Genellikle hastalıktan ari ülkelerden ithal edilen kültür ırkı sığırların Türkiye'nin coğrafi şartlarına ve mevcut hastalıklara karşı dayanıklılık gösterememesi, hayvanlarda adaptasyon sorununun oluşmasına, verim azalışlarına, buzağı kayıplarına ve yüksek maliyetli bir yetiştiricilik yapılmasına neden olmaktadır” ifadelerine yer verildi.

MELEZ SIĞIR ÖNERİSİ…
Yerli sığır korunması için ‘melezleme' önerisi yapıldı:

“Ülkemizde yerli sığır ırkları olarak; Yerli Kara, Doğu Anadolu Kırmızısı, Boz Irk, Güneydoğu Anadolu Kırmızısı, Zavot, Kilis Sığırı gibi ırklar ile kültür ırkları olarak Holstein, Brown Swiss (Esmer Irk), Simmental, Avrupa Kırmızısı, Jersey gibi ırkların mevcudiyeti bilinmektedir. Söz konusu yerli sığır ırklarının uygun kültür ırkı sığırlarla yeni melezleme çalışmalarının yapılması ile genetik potansiyelin korunması ve verimli yeni melez sığırların elde edilmesi ülke hayvancılığına önemli bir katkı sunulacağı mülahaza edilmektedir.”

KARACABEY MONTOFONU
Daha önce TİGEM'e bağlı Karacabey işletmesinde yerli boz ırk sığırlar ile kültür ırkı olan Brown-Swiss (Montofon) melezlemesinin yapıldığı hatırlatılarak, bu projeye yeniden işlerlik kazandırılmasını istendi:

“Bu sığır gerek kök aldığı boz ırkın genetik özellikleri sayesinde hastalıklara dirençli, gerekse Brown-Swiss ırkının genetik özellikleri sayesinde verimi yüksek bir ırk olmasına ve yetiştirici beklentileri bakımından tatminkâr sonuçlar vermesine rağmen üretiminden vazgeçilip, tamamen kültür ırkı sığır yetiştiriciliğine geçilmiştir.”


YORUMLAR

  • 1 Yorum