İstanbul Barosu'nda "Türkiyelilik" dönemi kapandı!

İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu’nda yapılan başkanlık seçimini, eski başkan Prof. Dr. Ümit Kocasakal kazandı. Resmî olmayan sonuçlara göre 9 bin 548 oy alan Kocasakal, mevcut başkan İbrahim Kaboğlu’nu geride bıraktı. Böylece Kaboğlu’nun iki yıllık başkanlık dönemi sona erdi.

İstanbul Barosu'nda "Türkiyelilik" dönemi kapandı!

KOCASAKAL’DAN İLK AÇIKLAMA

2010-2016 yılları arasında da İstanbul Barosu Başkanlığı görevini yürüten Kocasakal, seçim sonrası yaptığı açıklamada Cumhuriyet’in temel niteliklerine, üniter devlet yapısına ve yargı bağımsızlığına vurgu yaptı.

Kocasakal, mesleğin bağımsız ve onurlu şekilde icra edilebilmesi için bazı temel şartların bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bizim mesleğimizi layıkıyla, yeminimize uygun bir vaziyette icra edebilmemizin bazı şartları var.

  1. 1923 Cumhuriyetinin taşıyıcı kolonlarının sağlam olması, bölünmez bütünlüğümüz, üniter yapımız, ulus devletimiz.
  2. Cumhuriyetimiz ve onun hukuku.
  3. Hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı.
  4. Mesleki bağımsızlığımız ve onurumuz.

Dolayısıyla bu vesileyle buradan sesleniyorum: Anayasamızın ilk dört maddesine olumluyu olumsuzu bilmem, hiç kimse dokunamaz."

KABOĞLU’NUN ANAYASA AÇIKLAMALARI TEPKİ ÇEKMİŞTİ

İbrahim Kaboğlu, Ekim 2024’te İstanbul Barosu Başkanlığına seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada, Anayasa’nın değiştirilemez ilk dört maddesiyle ilgili sözleri nedeniyle tartışmaların odağına yerleşmişti.

Kaboğlu, “Değişmez maddelere olumlu anlamda dokunulabilir” ifadesini kullanmış; 1995 ve 2001 yıllarında yapılan anayasa değişikliklerini örnek göstermişti. Açıklama, Anayasa’nın değiştirilemez hükümlerinin tartışmaya açıldığı yönünde eleştirilere neden olmuştu.

Kaboğlu daha sonra yaptığı açıklamada sözlerinin bağlamından koparıldığını savunmuş, Anayasa’nın ilk üç maddesinin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini belirtmişti.

“TÜRKİYELİLİK” TARTIŞMALARI DA GÜNDEME GELMİŞTİ

Kaboğlu, geçmişte vatandaşlık tanımında “Türkiyelilik” veya “Türkiye yurttaşlığı” kavramlarının kullanılması yönündeki tartışmalarla da gündeme gelmişti. Anayasa’nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımına ilişkin görüşleri, Türk kimliği ve ulus devlet anlayışı üzerinden eleştirilmişti.

Bu tartışmalar, Kaboğlu’nun İstanbul Barosu başkanlığı döneminde Cumhuriyet’in temel nitelikleri ve vatandaşlık tanımı üzerine yürütülen siyasi tartışmaların da bir parçası oldu.

Yeni başkan seçilen Kocasakal ise ilk açıklamasında 1923 Cumhuriyeti, üniter devlet yapısı, ulus devlet ve Anayasa’nın ilk dört maddesi konusundaki tutumunu açık biçimde ortaya koydu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız