Fatih Altaylı sansüre mi uğradı? Açıklama geldi

HaberTürk yazarı Fatih Altaylı'nın Gara şehitleriyle ilgili yazmış olduğu yazının sansürlendiği iddia edilmişti. Fatih Altaylı'dan konuya ilişkin yeni bir köşe yazısı geldi.

Fatih Altaylı sansüre mi uğradı? Açıklama geldi
16 Şubat 2021 - 15:20

HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, 13 şehidimizle ilgili yazdığı köşe yazısı bir süre sonra internet sitesinden kaldırıldı. 

Konuyla ilgili haber yapan Medyaradar, Altaylı'nın yazısının kaldırılmasını "sansür" olarak yorumladı ve şu haberi paylaştı:

14 Şubat tarihinde Haberturk.com.tr'de yer alan Fatih Altaylı'nın "O 13 fotoğrafı Biden’a ve Kongre’ye yollayın" başlıklı köşe yazısı ilerleyen dakikalarda 'uçuruldu'. Köşe yazısını okumak isteyenlerin karşısına 'Sayfa bulunamadı' uyarısı çıkıyor.



FATİH ALTAYLI'DAN SANSÜR AÇIKLAMASI

Konuyla ilgili olarak sansür iddialarını yalanlayan Fatih Altaylı, iddialara köşesinden yanıt verdi. Yazının kendisini talebiyle kaldırıldığını ifade eden Altaylı, yanlış bilgiler içeren bir yazının köşede kalmaması gerektiğini söyledi.

İşte Altaylı'nın yine kendi köşesinden yanıt verdiği sansür iddiaları:

Sevgili okurlar,
Pazar günü bu köşede PKK tarafından katledilen 13 vatandaşımızla ilgili bir yazı kaleme aldım.
İlgili Bakan'ın açıklamasına dayanarak katledilen bu 13 "sivilin" fotoğraflarının çerçeveletilerek terör örgütü PKK/YPG ile sıkı fıkı bir ittifak ilişkisi içine giren ABD'nin Başkanı Biden'a, ABD Kongresi'ne ve PKK'lı teröristleri yüceltecek bir film çekme hazırlığında olan Hillary ve Chelsea Clinton'a yollanmasını önerdim.
Tüm yazı terör örgütü tarafından katledilen vatandaşlarımızın sivil kişiler olması üzerine kurgulanmış ve kaleme alınmıştı.
Ancak kısa süre sonra PKK'nın öldürdüğü rehinelerin sivil değil, asker, polis ve istihbarat görevlisi oldukları ortaya çıktı.
Yurttaşlarımızın kamu görevlisi olması, yapılan kalleşçe katliamdaki şerefsizliği, kalleşliği hafifletmiyordu ama yazı yanlış bilgi içerir hale geliyordu.
Zaten okurlardan da "Sivil demişsin ama sivil değiller" gibi eleştiriler de gelmeye başlamıştı.
Bunun üzerine ben de Habertürk yönetiminden yazımı kaldırmalarını rica ettim.
Her ne kadar resmi açıklamaya dayanmış olsa da hatalı bir bilginin kalıcı olmasını istemedim doğrusu.
Habertürk yönetimi bunun yanlış anlaşılabileceği konusunda beni uyardı ise de, ben yazar olarak hakkımı kullanmak istedim.
Şimdi görüyorum ki, yöneticilerin uyarısı haklı imiş.
Bazıları yazımın sansüre uğradığı iddia etmişler.
Keşke arayıp sorsalardı.
Tamamen kendi arzum ve isteğimle yazımı geri çektim.
Ve bu konuda gerçekler tam olarak ortaya çıkıncaya kadar yazı yazmama kararı da aldım.
Tüm okurlarıma hürmetle duyururum.

FATİH ALTAYLI'NIN KALDIRTTIĞI YAZISI ŞU ŞEKİLDEYDİ

"O 13 fotoğrafı Biden’a ve Kongre’ye yollayın"
Amerika Birleşik Devletleri’nin çok yakın müttefiki, bölgedeki güvenilir partneri PKK/YPG’nin ne yaptığını duydunuz değil mi?
13 sivil vatandaşımızı kaçırmışlar daha önce.
Gizlenmiş.
Açıklanmamış.
Kaçırıp Kuzey Irak’ta üstlendikleri, sıçan gibi gizlendikleri mağaralara götürmüşler.
Türk Silahlı Kuvvetleri bu vatandaşlarımızı kurtarmak için bir operasyon düzenlemiş.
Operasyon başlayınca, PKK/YPG teröristleri kaçırdıkları 13 vatandaşın 12’sini kafalarına birer kurşun sıkarak, birini ise boynundan vurarak öldürmüşler.
Yanlış anlamayın, kaçırılanlar asker değil.
Sivil, sıradan, yurdum insanı.
Kimlikleri açıklanmadı ama muhtemelen bölgede yaşayan Kürt vatandaşlarımız.
Biliyorsunuz değil mi, dünyada PKK’dan daha fazla Kürt öldürmüş hiçbir örgüt yoktur.
Yasal veya gayrı yasal.
Tarihin en büyük Kürt katliamcısı PKK’dır.
Kuruluşundan sonra uzunca bir süre Kürtleri hedef almıştı.
Bu yolla kendini Kürtlere kabul ettirmeye çalışmıştı.
Bugün de hala kendisini kabul etmeyen Kürtleri öldürmeye devam ediyor.
Şimdi de 13 sivili öldürdü.
Kaçırdı, rehin tuttu ve katletti.
Bu bir terör örgütüdür ve tüm bunları yapar, yapabilir.
Burada bir anormallik yok.
Anormal olan ABD gibi “sözde” insan hakları, ABD gibi “sözde” demokrasi savunucusu ve War on Terror adı altında yalandan da olsa “teröre karşı savaş” yürüten bir ülkenin bu “organize katillerle” omuz omuza olması ve bu katil sürüsüne tonlarca silah, malzeme yardımı yapmasıdır.
Teröre karşı savaş yürüttüğünü iddia eden ABD ordusunun üst düzey unsurlarının PKK/YPG ile el ele kol kola gezmesidir.
Hillary Clinton ve kızının bu katillerin kadın olanlarını mitleştirecek bir dizi çekme çabası içinde olmalarıdır.
Ahlaksızca olan asıl budur.
PKK teröristtir.
Ahlaklı olmasını bekleyemeyiz.
Asıl olan devletlerin edepsizliğidir.
Bu nedenle de o mağarada katledilen 13 vatandaşın fotoğrafı çerçeveletilip ABD’ye gönderilmeli ve büyükelçimiz tarafından bir takımı Kongre’ye, bir takımı da Beyaz Saray’a armağan edilmelidir.
Duvarlarına asıp müttefiklerini tanısınlar.
Sıktıkları eldeki kanın sahiplerini bilsinler.
***
Harekat
Pek çoğunuz “13 vatandaş ellerinde rehinken o harekatı yapmak şart mıydı?” diyebilir.
Yanlış bir soru değildir.
Hepimizin aklına gelen budur.
Ama şunu biliniz ki, bu PKK/YPG’nin ilk kez yaptığı bir şey değil.
Terör örgütü yıllar boyunca asker veya sivil yüzlerce kişiyi kaçırdı.
Bunların pek azını daha sonra serbest bıraktı, büyük bölümünü öldürdü.
Ya da kaçırılanların akıbeti kesinleşemedi.
Kayboldular.
Bu operasyon gerçekleştirilmeseydi de, büyük bir ihtimalle kaçırılan o 13 kişiden bir daha haber alınamayacaktı.
Velev ki, oturulup örgütle pazarlık edilsin, taviz verilsin, ki devlet geçmişte bunu da denedi.
Burada eleştirilecek nokta belki PKK/YPG’nin o 13 kişiyi kaçıracak ortamı bulması olabilir.
Ötesi değil.


YORUMLAR

  • 0 Yorum