Erdoğan'ın Yazlık Sarayı'nın yapıldığı Okluk Koyu'ndaki arazileri elinden alınan Turgut Yücel, 57 yaşında kalpten öldü!

Erdoğan'ın 'Yazlık Sarayı'nın fotoğraflarının ortaya çıkmasının ardından Okluk Koyu'nun sembol isimlerinden Turgut Yücel akıllara geldi. Aile mirası arazisi, Yazlık Saray için kamulaştırılan Yücel, yıllardır verdiği hukuk mücadelesini kaybetmişti. Hiçbir sağlık sorunu bulunmayan 57 yaşındaki Turgut Yücel, 2020 yılında bayramın ilk günü geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti.

Erdoğan'ın Yazlık Sarayı'nın yapıldığı Okluk Koyu'ndaki arazileri elinden alınan Turgut Yücel, 57 yaşında kalpten öldü!
06 Temmuz 2021 - 11:28
Erdoğan'ın Muğla'nın Marmaris ilçesindeki Okluk Koyu'na 640 milyon liraya yaptırdığı 300 odalı Yazlık Sarayı'nın fotoğrafları ortaya çıktı. Söz konusu fotoğraflar sonrasında Turgut, Efe Mustafa ve Japon Hüseyin gibi Okluk Koyu’nın sembol isimlerinden olan Turgut Yücel, akıllara geldi.

Turgut Yücel'in dedelerinden kalan aile mirası arazisi, Erdoğan'ın Yazlık Sarayı için 2018 yılında kamulaştırılmıştı. Yücel, birçok kez dava açmış ancak kaybetmişti. Hukuk mücadelesini kazanamayan Yücel, evinden ve arsasından olmuştu. Hiçbir sağlık sorunu bulunmayan Turgut Yücel, 2020 yılında bayramın ilk günü geçirdiği kalp krizi sonucu 57 yaşında hayatını kaybetti.

OKLUK KOYU'NUN HİKAYESİ
Deniz gezginlerinin bir zamanlar vazgeçilmez uğrak noktası olan Okluk Koyu’nun sembol isimlerinden biri idi Sadun Boro. Ardından bu doğa cenneti, son derece mütevazı bir yazlık konut inşa ettiren dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile birlikte anılır oldu.

"OKLUK KOYU, DÜNYADAKİ CENNET!"
Ünlü Fransız denizbilimci Kaptan Cousteau'nun bile "Burası dünyadaki cennet" dediği Okluk Koyu’nun daimi sevdalıları arasında Özal’ın Başdanışmanı Can Pulak da bulunuyordu. Bugün ise Okluk Koyu, sadece “Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayı” ile anılıyor.

2018 yılında yürürlüğe giren ve 200 dönümlük bir alanı kapsayan kamulaştırma kararı ile bölgede yaşamını sürdüren bazı işletmelertarla sahipleri ve köylüler “göç”e mecbur kaldı.

"NE OLURSA OLSUN HUKUKİ İTİRAZDA BULUNACAĞIM"
Turksail'in haberine göre, Turgut, Efe Mustafa ve Japon Hüseyin gibi Okluk’un çok tanınan isimlerinden olan Turgut Yücel, o günlerde, “Biz Gökova’nın kalesiyiz. Dünyanın her yerinden insanlar buraya geliyor. Onları ağırlıyoruz. Ne teklif ederlerse etsinler, parası ne olursa olsun hukuki itirazda bulunacağım” diyordu.

Dedesinden kalan 11 dönümlük arazisini kurtarabilmek için bir hukuk mücadelesi başlatan Turgut Yücel, başarılı olamadı. Bir süre sonra yapılan teklifi kabul etmek ve Karacasöğüt’e giderek “kiracı” olmak zorunda kaldı.

YERİNDEN YURDUNDAN EDİLMEYİ İÇİNE SİNDİREMEDİ!
57 yaşındaydı ve hiçbir sağlık sorunu yoktu. Ancak yerinden, yurdundan edilmeyi bir türlü içine sindiremediğini söyleyen Yücel, Kurban Bayramı’nın ilk günü geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

"YAŞASAYDI GELİNİ OLACAKTIM"
Olayı ilk duyuran, ünlü denizcilerimizden Osman Atasoy oldu. Atasoy, dostlarına şu mesajı gönderdi:

“Bayramın ilk günü aldığım bir habere inanamadım. Okuduğum bir mesajda Okluk Koyu'nda lokantası ve tarlası olan Turgut Yücel’in vefat ettiği yazıyordu.

Hemen Turgut’un telefonunu çevirdim. Telefonu bir hanım açtı. Mesaj doğruymuş. Ondan Turgut’u sabah saatlerinde kaybettiğimizi öğrendim. 'Siz nesi oluyordunuz' diye sordum. 'Yaşasaydı gelini olacaktım' diye cevapladı. İçim parçalandı.

Turgut’un herhangi bir rahatsızlığı yoktu. Başsağlığı için aradığım Efe MustafaTurgut’un kalbinin yaşadığı üzüntüye daha fazla dayanamadığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayı'nın inşası sırasında bu üç sembol ismin arazileri istimlak edilmişti. Mustafa ve Hüseyin gibi o da ata yadigarı topraklarının ellerinden alınmasına kahrolmuştu.

DENİZCİLER, TURİSTLER VE HALK, YILLARDIR GİRDİKLERİ OKLUK KOYU'NA ARTIK SOKULMUYORDU!
Ata yadigarı topraklarını kaybeden sadece onlar olmamıştı. Denizciler, mavi yolcular, yerli yabancı turistler de yıllardır girdikleri bu cennet koylara artık sokulmuyorlardı.

Turgut Özal’ın yıllarca kullandığı Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nün geniş arazisi köşkü büyütmeye yetmemiş (!), etrafındaki tarlalara, hatta koskoca Değirmenbükü’nün neredeyse tamamına el konmasına karar verilmişti.

Okluk’a son gidişimde Turgut’u çok üzgün görmüştüm. Annesi de oradaydı. Yaşlı kadın elleriyle diktiği-biçtiği tarlasının içinde durmuş, topraklarını kaybetmelerine ağlıyordu. 

SADUN BORO’NUN VASİYETİ DE ÇİĞNENDİ
Sonunda korkulan gerçekleşti, Turgut bu sabah ani bir kalp krizi ile genç yaşta aramızdan ayrıldı. Okluk’ta yapımı süren saray inşaatı sırasında Sadun Boro’nun manevi vasiyetinin çiğnendiğine, ağaçların, hayvanların, denizin katledildiğine şahit olmuştuk.

Şimdi de buna insani kayıpların eklenmesine şahit oluyoruz. İnşallah bu son olur.

Turgut’a Tanrıdan rahmet diliyorum. Artık, bu acılara sebep olanlar da dahil olmak üzere, başka kimsenin bu işten zarar görmemesini diliyorum. Okluk Koyu'nun yeniden halka açıldığı, denizcilerin eskisi gibi özgürce demirleyeceği günlerin biran önce gelmesini diliyorum. Ve bütün bunların gerçekleşeceğine inanıyorum.”

"KİRA"DAKİ YERİ AİLESİ ÇALIŞTIRIYOR
Osman Atasoy’un ardından bir haber de Can Pulak’tan geldi. “Sevgili denizci dostlarım”
diye başladığı mesajında Can Pulak şöyle seslendi:

“Okluk Koyu'ndaki merhum Salih’in oğlu Turgut evladımız da hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Okluk’taki restoranı ve baba toprağı Cumhurbaşkanlığınca istimlak edilen merhum TurgutKaracasöğüt Köyü’ndeki eski muhtar Durmuş İnan’ın büyük restoranını kiralamış ve başarıyla hizmete sokmuştu.

Şimdi aynı restoranı rahmetlinin eşikızı ve oğlu çalıştırıyorlar. Gökova’da dolaşan tüm kaptanlarla ve amatör denizcilerin rahatça ve güvenle gidebilecekleri bir denizci restoranıdır.”


YORUMLAR

  • 2 Yorum