Erdoğan'ın müjdesini açıklıyoruz: "Karadeniz'de doğal gaz bulundu"

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdesini açıklıyoruz. Erdoğan, yarın saat 15.00'da birçok kanaldan eş zamanlı olarak canlı yayınlanacak konuşmasında Karadeniz'de doğal gaz bulduklarını açıklayacak.

Erdoğan'ın müjdesini açıklıyoruz: "Karadeniz'de doğal gaz bulundu"
21 Ağustos 2020 - 10:15 - Güncelleme: 21 Ağustos 2020 - 15:34

AYKIRI / HABER MERKEZİ
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "müjde"si belli oldu. Erdoğan, saat 15.00'da yapacağı canlı yayında Karadeniz'de doğal gaz bulunduğunu açıklayacak.

Erdoğan konuşmasında bulunan doğal gazın Türkiye'nin enerji ihtiyacında dışa olan bağımlılığını azaltacağını ve ekonomiye büyük katkısı olacağını ifade edecek.

Türkiye için artık yeni bir sürecin başlayacağını vurgulayan Erdoğan, doğal gazın nasıl bulunduğuna ilişkin çalışmaları anlatacak. Doğu Akdeniz'de de benzer faaliyetlerin devam ettiğini vurgulayacak olan Erdoğan, "Yakında yeni müjdeler gelirse kimse şaşırmasın" ifadelerini kullanabilir.

ZONGULDAK EREĞLİ'YE CANLI BAĞLANTI
Erdoğan konuşması sırasında Türkiye Petrolleri Anonim Şirketine ait Fatih Sondaj gemisine bağlantı kuracak. Gemi bir süredir Karadeniz hattında araştırma çalışmaları yürütüyordu. Canlı bağlantıda Erdoğan, Enerji Bakanı Fatih Dönmez ile konuşacak

Enerji Bakanı Fatih Dönmez ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Zonguldak açıklarındaki Fatih Sondaj Gemisi'ne helikopter ile inecek. Sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte telekonferans sistemiyle "müjde"yi açıklayacaklar. Canlı yayınlanacak etkinlik saat 15.00'da başlayacak.

KARADENİZ'DE DOĞAL GAZ DAHA ÖNCE BULUNMUŞTU
Karadeniz'in doğal gaz bakımından zengin yer altı kaynaklarına sahip olduğu biliniyor. Bu kapsamda Karadeniz'de uzun yıllardır birçok araştırma gemisi çalışma yürüttü. Asıl mesele ise bu kaynakların nasıl çıkarılacağı ve işleneceği. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan yarın bu konuyla ilgili de bir açıklama yapması bekleniyor.

AA, 9 YIL ÖNCE DUYURMUŞTU
Devletin haber ajansı Anadolu Ajansıi, 2011 yılında Karadeniz'de Hidrojen sülfür bulunduğunu açıklamış, Türkiye'nin 100 yıllık elektrik enerjisinin bu kaynaktan sağlanacağını duyurmuştu.

İşte AA'nın 29 Ağustos 2011 tarihli haberi:

Hidrojen enerjileri üzerine ar-ge çalışmaları yürüten Dr. Mükerrem Şahin ve ekibi, tamamen Türk araştırmacılarla Karadeniz dip sularında yoğun olarak bulunan hidrojen-sülfürlü suyu geliştirdiği bir katalizör sistemi üzerinden geçirerek ekonomik koşullarda hidrojen gazı elde etmeyi başardı.

Araştırmacıların yaptığı fizibilite raporları, Karadeniz’deki mevcut potansiyelin, bölgenin 100 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini gösteriyor.

AA muhabirine bilgi veren Dr. Mükerrem Şahin, Karadeniz’de hidrojen-sülfür oluşumunun jeolojik oluşumların etkisiyle sürekli olarak arttığının gözlendiğini belirtti.

Şahin, çalışmalarının her türlü maliyet ve fizibilite çalışmalarının tamamlanmasıyla, bölgeye Karadeniz’den doğrudan beslenen enerji santrallerinin kurulmasının "hayal olmaktan çıkacağını" söyledi.

Özellikle Karadeniz’e kıyısı olan ülke araştırmalarının bu kaynağın değerlendirilmesi için yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirten Şahin, "Litaratürü inceleyenler görecekler. Biz de istiyoruz ki Türkiye de bu konuda çalışma başlatılsın. Petrol azaldığında, yerine alternatif enerjiler kullanılmaya başlandığında bizim yanıbaşmızdaki kaynağı değerlendirir potansiyele sahip olalım. Aksi halde 20 sene sonra çok geç kalınmış olunacağından hazır teknolojiler almaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Karadeniz’deki bu potansiyelin değerlendirilmesi konusunda Karadeniz Teknik Üniversitesi, Rize Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi araştırmacıları ile Karadeniz’e kıyısı bulunan ülke araştırmacılarının çalıştığını dile getiren Veziroğlu, "Ancak bu çalışmalar hala araştırma aşamasında. Henüz ticari hale gelmedi. Bu araştırmalar arasında hidrojeni en ekonomik şekilde üretecek sistemin bulunması lazım" dedi.

Bu araştırmaların büyük çaplı yapılabilmesi için desteklenmesi gerektiğini ifade eden Veziroğlu, "Büyük çaptaki deneylerde ticari olarak ne şekilde hidrojenin üretilebileceğinin projesinin hazırlanmış olması gerekiyor.

Mükerrem Şahin’in çalışmasında hidrojen, kalalizör yöntemiyle elde ediliyor.

Diğer çalışmalarda ise başka yöntemler kullanılıyor. Burada mühim olan hangi yöntemin hidrojeni daha ucuz üretilebileceği. En ucuz yöntem piyasayı tutacaktır.

Bu anlamda Şahin’in çalışması çok mühim.

Bu çalışmanın ticari olarak üretilebilmesi için daha büyük çapta üretim yapılması ve maliyet hesaplarının yapılması lazım. Bu yöntemle ilk etapta hidrojen üretilirse, maliyet ne olacaktır? Bunun gösterilmesi lazım. 


ZONGULDAK YEREL GAZETESİ 2 YIL ÖNCE YAZMIŞTI
Zonguldak yerel gazetesi Pusula 2 yıl önce Karadeniz'de "doğal gaz" bulunduğuna ilişikin çarpıcı bir yazı yayınlamıştı. Hayati Yılmaz imzasıyla yayınlanan yazı şu şekildeydi:

"Karadeniz, 6 bin 500 yıl önce bir göldü. İstanbul Boğazı açılması ile bir iç deniz haline geldi. Doğal olarak göl halindeyken tatlı su olduğundan İstanbul ve Çanakkale boğazları ile birleşince bu göle deniz suyu karıştı.
Göl halindeyken içinde yaşayan tatlı su balıklarının yaşama şansı yoktu. Karadeniz`de yaşayan milyonlarca canlı balık böylelikle öldü. Ölen balıklar dibine çöktü. Bu ölü balıklar Karadeniz`in dibinde son derece zehirli hidrojen sülfür gazına dönüştü.

Bilmediğimiz bilgilerden biride Karadeniz`in 200 metreden sonra dibinde yaşam olmayışı.
Yer yer 2250 metre derinliğine sahip bir denizde 200 metre sonra yaşamın olmayışı büyük bir alanın gazdan oluştuğunu gösterir.

Karadeniz`de oldukça derin bir deniz olmasına rağmen 2000 metre tamamen hidrojen sülfür gazından oluşuyor.200 metreden sonra oksijen bulunmuyor. Karadeniz teknik Üniversitesi araştırmaları ve Sinop İl Çevre ve Orman Müdürlüğü araştırmalarına göre kıyı kesimlerine yakın yerlerde bu derinlik 150 metreye kadar düşüyor.

Karadeniz`i besleyen sayılmayacak kadar dere, akarsu ve ırmaklar varken 5 büyük de nehir vardır. Dinyeper, Dinyester, Don, Kuban nehirleri. En büyük nehir ise Tuna Nehri`dir. Avrupa`nın bütün kimyasal atıklarını toplayıp Karadeniz‘e boşalmasını sağlayan Tuna, tek başına her yıl 203 km3 tatlı suyu Karadeniz’e taşırıyor. Böylelikle Karadeniz`in kirlenmesinde sanayi atıklarının da oldukça önemli etkisi oluyor.

Zonguldak`ta bir üniversitemiz olmasına rağmen yeterince araştırma yapılmadığını görüyoruz. Oysa gerekli araştırmalar yaparak bölgeye katkı yapması ve siyasetin üstünde, bunu kamuoyu ile paylaşması, devlet kurumlarının da bu araştırmalara önem vermesi gerekiyor.

Oysa Karadeniz'in altında 715 Milyar dolar servet yatıyor. Yüzlerce yıl yetecek bir gaz mevcut. Biz bu gazı nasıl “çıkarırız, nasıl değerlendiriz?” derdinde olmamız gerekirken, Karadeniz kıyısında pencereden sadece denize bakan bilim adamlarımızı görmekteyiz. Bilim adamlarımız korkusuzca bu araştırmaları yapmalı. Kişisel hırsı ve ihtirası yüzünden projeleri uygunluğuna ve yararlılığına göre değil de yine kişisel husumetine göre imzalayacak yöneticiler atamaktandır, bir an önce vaz gecmezsek, yarın bir gün bu gazı Rusya çıkarmaya başladığında yine Rusya`ya bağımlı kalacağız.

Sinop İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Çevre Yönetimi ve ÇED Planlama Şubesi Çevre Mühendisi İsmail Taşkıran, uzun bir kıyı şeridine sahip olan Karadeniz'in tabanında "kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasının, Türkiye'nin hidrojen üretimi açısından önemli bir şansı olduğunu "söylüyor. Taşkıran, "Dip sularından elde edilen hidrojenden Karadeniz Bölgesi'nin 350 yıllık enerji ihtiyacının karşılanabileceği tahmin edilmektedir" diyor. Taşkıran;  Zonguldak, Samsun, Sinop, Giresun açıklarında hidrojen sülfüre ulaşmak daha kolaydır" diye konuşuyor.

Sadece Karadeniz`de bulunan Üniversite ve İş dünyası birlikte bu çalışmayı yapabilse, başta Zonguldak olmak üzere Karadeniz Bölgesi kurtulur."


YORUMLAR

  • 1 Yorum