Çatışma ortamında Yemen İhvanı'nın tutumu 

5 Ekim Salı günü, uluslararası kabul görmüş Yemen’in geçici devlet başkanı Abdrabbuh Mansur Hadi 5 Ekim Salı günü Aden’e gitti. BM’nin Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ile göreve başlamasından 2 ay sonra gerçekleştirilen bu görüşmede önemli konular ele alındı.

Çatışma ortamında Yemen İhvanı'nın tutumu 
05 Kasım 2021 - 22:40 - Güncelleme: 06 Kasım 2021 - 08:52
Görüşülen konulardan birisi de sıcak gelişmelerin yaşandığı Yemen’de, İran tarafından desteklendiği iddia edilen Husilerin (Bir çok kazanım elde ettikten sonra) Aden’in 486 km doğusunda yer alan; petrol ve doğalgaz zengini Marib’e komşu olan Shabwa’ya ulaşması oldu.

Yerel basında yer alan iddilara göre, Husilerin bu ilerleyişinin sebeplerinden birisi Yemen İhvanı ile Husiler arasında ve petrol bölgesine bir çıkış bulmak için kurulan ittifak.

Bu ittifakın desteklediği ve İhvan bağlantılı olduğu iddia edilen gruplar ile terörler mücadelede uzmanlaşmış yerel güçler arasında, 2019 yılı Ağustos ayında yaşanan çatışmalarda yerel güçler başarı sağlamıştı.

2017 yılında, Körfez ülkeleri ile Katar arasında yaşanan krizde de önemli bir etken olan ve Suudi Arabistan için de büyük bir sorun teşkil eden Müslüman Kardeşler ile Yemen Güney Geçiş Konseyi arasındaki Shabwa anlaşmazlığı dikkat çekmişti. Yaşanan kriz sonrası Riyad yönetimi, 9 Arap ülkesini de arkalarına alıp kurdukları Arap Koalisyonu’nun desteği ile Marib’deki yerel müttefikleri destekleyerek birleştirmeyi başarmıştı.

Aden, Sanaa'da Husilere karşı !
5 Kasım 2019'da imzalanan Riyad Anlaşması, Shabwa ve Hadramawt'ta bulunan Müslüman Kardeşler'e bağlı güçlerin, Husilerin işgali altındaki başkent Sanaa'nın 171 km doğusunda bulunan Marib sınırına çekilmesini sağladı. Fakat Husiler, İhvan ile anlaşmaya varmadan önce Marib’i kuşatmasının önünü açan anlaşmanın uygulanmasına engel oluyor.

Husiler’e yakınlığı ile bilinen El-Hawiya kanalının yayınladığı haberde, Yemen İhvanı'na bağlı örgütün, Husiler’in petrol zengini olan bölgelerdeki petrol gelirlerine ortak edilmesi durumunda bu sorunu çözülebileceğine yer verildi. Fakat hem İhvan’a yakın grupları hem de Husileri eleştiren siyasi çevreler buna itirazlarını dile getirdi.

Yemenlilere göre, yedi yıldır süren savaş boyunca, İhvan (iktidar partisi otoritesi olarak kabul edilen ve tanınan meşru otoritenin kurumlarını kontrol eden), İran'la ilişkileri olan Husilere karşı gerçek bir savaş vermedi. Uzmanlara göre bunun başlıca nedenlerinden birisi, ABD ve Suudi Arabistan’ın terör listesinde bulunan örgüt liderlerinin savaşı sonrası süreçte hedef olma korkusu.

Son birkaç yıl içinde Amerika Birleşik Devletleri, Müslüman Kardeşler'in önde gelen hükümet yetkililerini Arap Yarımadası'ndaki El Kaide'yi finanse etmek suçlamasıyla terör listelerine aldı ve yurtdışındaki tüm finansal varlıklarını dondurdu.

Yemen Reform Partisi lideri Tawakkol Karman'ın sahibi olduğu bir yayın organı olan Türkiye’den de yayın yaptığı bilinen Bilqis TV’de yayınlanan eleştiride, "İhvan, Suudi Arabistan'I desteklememek adına Husilere karşı bir yıpratma savaşına girmedi. ABD, Rabbo Mansour Hadi yetkililerine karşı Husi darbesiyle mücadele etmek ve Husileri zorlayacak bir savaşaa girmekten kaçındılar. Terörle mücadele için İslami bir koalisyona öncülük etmekte olan Arap Koalisyonu da, Müslüman Kardeşleri radikal örgüt olarak tanımladı" yorumuna yer verildi.

Yemen'deki Müslüman Kardeşler, Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'in rejimine karşı savaş açtıkları 2011 yılından beri “Husilerle anlaşmalar imzalamaya” başladığı iddia edildi. Başkent Sana'nın 242 km kuzeybatısındaki Saada'da şiddetli bir direnişle karşı karşıya kalan Husiler , Salih rejimine karşı halk ayaklanmalarının da etkisiyle 2011 yılının Şubat ayında başkente kadar ulaşmayı başardılar.

Bu durum, Sana’ya 51 km mesafedeki Amran’da Husilerin yeniden savaşmaya başlaması ve Suudi Arabistan'ın Müslüman Kardeşler'i terör listelerine aldığı 2014 yılına kadar sürdü.

Yemen, Şubat 2011’de başlayan ayaklanmalar yüzünden çok acılar çekti. Uzmanlara göre bunun sebeplerinden başlıcaları “Hadi'nin yokluğu” nedeniyle barış umudunun azalması ve birden fazla cephede devam eden çatışmların olmasıydı.

Arap Koalisyonu’na öncülük eden Suudi Arabistan’ın siyasi uzmanları, Riyad’da bulunan Hadi’nin otoritesinin yeniden tesis edilmesi için, Yemen’de Husi karşıtlığı üzerinde zamanında inşa edilen İhvan hareketinin artık bir tehlike arzettiği eski gücünü ve ülkedeki etki alamninin kaybettiği, İhvan hareketinin etkisinin kırılmadan da barışın sağlanamayacağını, onlarca yıldır Husi karşıtlığı ile bilinen bu hareketin aslında EN temel amacının kendi hakimiyetini kurmak olduğunu ve Yemen halkını düşünmediğini iddia ediyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum