Ali Babacan: "Cumhurbaşkanlığı'ndaki en küçük uçağın fiyatına 10 tane yangın söndürme uçağı alınabiliyor"

Ali Babacan, Cumhurbaşkanlığı filosundaki en küçük uçağın fiyatına 10 tane yangın söndürme uçağı alınabileceğini söyleyip, yangınla mücadelenin yetersizliğine tepki gösterdi.

Ali Babacan: "Cumhurbaşkanlığı'ndaki en küçük uçağın fiyatına 10 tane yangın söndürme uçağı alınabiliyor"
03 Ağustos 2021 - 17:27

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin il başkanları toplantısında gündeme yönelik değerlendirmelerde bulundu. Babacan, Marmaris'i küle döndüren yangınlarla ilgili iktidara sert eleştiriler yöneltti.

Babacan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
8 MAKAM ARACI VAR YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞI YOK
Ülke dışından yardım alalım mı, almayalım mı polemiği başlattılar. Bir yandan Cumhurbaşkanı telefonla başka ülkelerin liderlerini arayarak yangın söndürme uçağı talep ediyor. Öte yandan kendisine bağlı propaganda aygıtı, dışarıdan yardım eden vatandaşlarımızı devleti aciz göstermekle suçluyor. Büyük bir ayıp. Bırakın şu laf cambazlığını. Cumhurbaşkanlığı envanterinde bildiğimiz kayıtlı sekiz makam uçağı var. Yangın söndürmek için bir tane uçak yok. Cumhurbaşkanlığı filosundaki en küçük uçağın fiyatına en az 10 tane yangın söndürme uçağı alınabiliyor. Geniş gövdeli uçağın fiyatına en az 50 tane alabiliyorsunuz. Devletin kriz masasını yönetenler krizin ta kendisidir.

VATANDAŞ "NEREDE BU DEVLET" DİYE FERYAT EDİYORDU
Geçtiğimiz pazar Manavgat’taydım. Genç bir arkadaşımız ‘Yangının başladığı günden itibaren burada devlet yoktu’ dedi. Bu çok ağır bir ifade. Vatandaşın evi yanarken, ülkenin ormanları, hayvanları yanarken ‘devlet yoktu’. Aklıma 99 depremi geldi. O gün de vatandaşımız ‘Nerede bu devlet’ diye feryat ediyordu. O gün de halkımız zaten ekonomik krizin içinde tek başına can mücadelesi verirken, göçük altında da yalnız bırakılmıştı. Tablo farklı değil.

YAŞANANLAR BAŞKANLIK SİSTEMİNİN ÇÖKÜŞÜDÜR
İktidarın ‘yükseliş’ masalı yangın karşısında çaresizliğiyle beraber küle dönmüş durumda. 1999 depreminde de bir ortaklık hükûmeti vardı. O hükûmetin bir ortağı vardı, krizlerin ortağı Sayın Bahçeli. Bugün yine ekonomik kriz var, yine doğal afetler yaşıyoruz ve yine ortak. İrili ufaklı ortaklarıyla bugünkü iktidar ülkemizin yangın yerine dönmesine sebep olmuş durumda. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Ne kadar kötü ve beceriksiz de yönetseler bu ülke güçlüdür. Bu ülkenin potansiyeli çok yüksek ama hükûmeti zayıf. Yönetenler zayıf. Halkımız güçlü, yönetim zayıf. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi çökmüştür. Yetkinin merkezden yerele devredilmesi gerekiyor. Yerinden yönetim anlayışı bu tür doğal afetlerde daha önemli şekilde ortaya çıkıyor. Yangın söndürme faaliyetinin başlaması için Cumhurbaşkanı’nın talimatı beklenmez. Sistemin otomatik yürümesi lazım. Ona ulaşana, talimat alana, cumhurbaşkanı yurtdışında sağa sola telefon edip bulana kadar memleketin ciğerleri yandı.”

MUHALEFET BELEDİYELERE AYRIMCILIK YAPILIYOR
Öteki beriki belediye diye ayrımcılık yaptığına tanık oluyoruz. Afet döneminde belediyelere ‘öteki beriki’ diye bakılmaz. Vatandaşlarımızdaki dayanışma ruhunu ülkeyi yönetenlerde görmüyoruz. Bu kötü yönetim ülkeyi yönetebilecek bir kapasiteye sahip değil.

 Haber kanalında THK’nın başındaki kişiye diyalogu görmüşsünüzdür. ‘Bu uçaklara niye bakım yapılmadı?’ diye soruyor, ‘Ben kayyum heyeti başkanıyım’ diyor. Elçiye zeval olmaz diye bir laf vardır. Herhalde onların yeni mottosu ‘Kayyuma zeval olmaz’. Öyle anlaşılıyor. Niye bu kurumu ayağa kaldırmıyorsunuz? Sebebi varsa, kapatacaksanız kapatın. Duruyorsa da ayağa kaldırın, bu ne vurdumduymazlık?”


YORUMLAR

  • 0 Yorum