İsmail Saymaz, cezaevinde hukuksuz şekilde tutulan Genel Yayın Yönetmenimiz Batuhan Çolak'ı köşesine taşıdı: "Bugünlerde birkaç marjinal ve ırkçı grup bahane edilerek..."

TAKİP ET

Gazeteci İsmail Saymaz sığınmacılar hakkında haber yapan Batuhan Çolak ve diğer gazetecilerin hukuksuz bir biçimde tutuklanması ve gözaltına alınmasını köşe yazısına taşıdı. Saymaz: "Yarın milliyetçi hissiyata sahip olmaktan da suçlayacak mısınız?" dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, aralarında Aykırı Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Batuhan Çolak'ın da olduğu 27 kişi hakkında  ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ ve ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçunu işledikleri iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 27 kişiden 8’i tutuklandı.

Sözcü Yazarı İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı yazıya göre, soruşturmanın ikinci dalgasında, üç gün önce ‘Aykırı’ ve ‘Muhbir’in editörleri Furkan Uludağ, Serkan Kafkas, Serdar Sönmez ve Ümit Yasin Perinçek adlı iki genç gözaltına alındı.

Hazırlanan raporda Uludağ’ın “Bir grup Suriyeli sığınmacı 15 yıldır köftecilik yapan vatandaşların dükkanına saldırdılar. Vatandaşın mahalleyi terk edeceği öğrenildi” şeklindeki WhatsApp mesajı suç unsuru sayıldı.

Saymaz'ın yazısının tamamı şöyle:

"Milliyetçi paylaşımda bulunmak suçu"

Bir zamanlar güne Ergenekon ve Balyoz dalgalarıyla uyanırdık.
O günlerde ‘Kuvayi Milliye' adını istismar ederek silah üzerine yemin eden ve darbe çağrısı yapan meczuplar gerekçe gösterilerek, ordu ve yargı çökertildi.

Bugünlerde birkaç marjinal ve ırkçı grup bahane edilerek, sığınmacılık karşıtı milliyetçi gazeteciler dalgalar halinde gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.

İlk dalgada  www.aykiri.com  adlı internet haber sitesinin Yayın Yönetmeni Batuhan Çolak’ın aralarında bulunduğu 27 kişi gözaltına alındı, sekizi tutuklandı.

Üç gün önce de ikinci dalga geldi.

Bu kez de Furkan Uludağ, Serkan Kafkas, Serdar Sönmez ve Ümit Yasin Perinçek adlı gençler gözaltına alındı.

VATANSEVERLİK SUÇ MU?
Ankara Emniyet Müdürlüğü, dört genç hakkında “Ülkemizde sığınmacılara karşı meydana gelen olaylarla alakalı olarak” dijital inceleme tutanakları ve araştırma raporu hazırladı.
Kafkas için, sanki suç işlemiş gibi şöyle deniliyor: “Gönderilerinde milliyetçi paylaşımlarda bulunduğu tespit edilmiştir.”

Ne zamandır milliyetçi paylaşımda bulunmak suç oluşturuyor?

Yarın milliyetçi hissiyata sahip olmaktan da suçlayacak mısınız?

Kendisini en yerli ve en milli kabul eden, muhalefeti milliyetçilikten sorgulama yetkisini kendisinde gören Cumhur İttifakı iktidarında bir editör “milliyetçi paylaşımlarda bulunmak” ile suçlanıyor!

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI BİLİRKİŞİ Mİ?

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesinin 3 Ekim 2023'te hazırladığı araştırma raporunda ‘Muhbir' için “Yabancı karşıtı paylaşım yapan sosyal medya kullanıcısı” diye yazıyor.
Sığınmacılıktan kaynaklı sorunlardan söz etmek niçin yabancı karşıtlığı olsun!
Raporda Muhbir'de paylaşılan beş habere yer veriliyor. Bu haberlerin tümü ajanslarda, gazetelerde, televizyonlarda ve haber sitelerinde yayınlanmış.

Emniyet raporunda, haberlerin gerçek dışı olduğunu iddia eden İletişim Başkanlığı'na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin karşı paylaşımları kanıt gösteriliyor.

Bir iddianın gerçek olup olmadığını tespit etmek için başvurulacak makam, Cumhurbaşkanlığı'nın propagandasını yöneten İletişim Başkanlığı mı? Bu kurum adliyelerde bilirkişiliğe başladı da haberimiz mi yok?


Furkan Uludağ'ın da “Bir grup Suriyeli sığınmacı 15 yıldır köftecilik yapan vatandaşların dükkanına saldırdılar. Vatandaşın mahalleyi terk edeceği öğrenildi” şeklindeki WhatsApp mesajı bile suç unsuru sayıldı.


AMAÇ, İSYANI BASTIRMAK
Bugün siyasi tercihleri, kimlikleri, inançları itibariyle bölünmüş Türk halkının, üzerinde nadiren ittifak ettiği sorunlardan biri de sığınmacılık.
Halkın sığınmacılardan kaynaklı isyanını bastırabilmek ve itiraz edenleri sindirebilmek için gençleri “milliyetçi paylaşımda bulunmak”tan gözaltına alıyor ve tutukluyorlar.
Hatta cezaevinde saçlarını üç numaraya vuruyorlar.